.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

20 Kasım 2017 Pazartesi

YENİ DÜNYA DÜZENİ: HENRY KISSINGER

 

“Çin’in askeri gücünü arttırmasına Rusya’nınsa Sovyet döneminin etkilerinden arınmasına izin verdik. Niye mi? Kendilerini güçlü sansınlar diye tabi! BU ONLARI PERİŞAN EDECEKTİR. Biz amatör nişancının eline silahı tutuşturmaya çalışıyoruz. Silaha el sürdükleri an onları yok ederiz! ABD özel olarak Çin’le Rusya’yı silaha yönelterek ekonomilerinin çökmesini sağlamaya çalışıyor. Tabuta çakacağı son çiviyse İsrail’in İran’ı yerle bir etmesidir…

Petrolü elinde tutarsan devletleri, gıdayı denetlersen de insanları kontrol edersin! Ortadoğu’daki kaynakları elinde tutan 7 ülkeye sahip olmak zorunda kalacağımızı askere anlattık. Asker kukla gibidir. İplerini elden bırakmayacaksınız; bırakırsanız kendi başına iş yapmaya kalkar ki bu da felaket olur!

“Rusya ve Çin daha ne kadar bekleyip ABD’nin kazanmasını izleyebilir? Sonunda uykudan uyanacaklardır. İşte bu olduğunda İsrail bütün gücü ve silahlarıyla savaşmak zorunda kalacak ve öldürebildiği kadar çok Arap öldürecektir. Umut ediyorum, her şey yolunda giderse Orta Doğu’nun yarısı İsrail’in olacaktır…

“Küllerin içinden yeni bir dünya düzeni ve yeni bir toplum yaratmamız şart! Yeni dünya düzeninde tek bir ülke olacak ve küresel hükümeti kuracaktır!” (The New World Order—Yeni Dünya Düzeni: Henry Kissinger)

35 yorum:

  1. KİSSİNGER: MÜSLÜMANLAR KÜLE DÖNECEK

    ABD Dışişleri eski Bakanı Henry Kissinger 2011'de bir gazeteye verdiği röportajda "Şayet savaş davullarını duymuyorsanız sağır olmalısınız" demişti. Röportajda 3. Dünya Savaşı'nın yaklaştığını ve bu savaşın başlangıç noktasının İran olacağını iddia eden Kissenger'in "Müslümanlar küle dönecek" ifadesi dikkat çekerek, bu savaş esnasında İsrail'in mümkün olduğu kadar çok Arap öldürerek Orta Doğu'nun yarısını işgal edeceğini söylemişti.

    http://www.haber7.com/dunya/haber/2476432-kissingerin-fitnesi-adim-adim-uygulaniyor/?detay=1

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İsrail İran'ı vuracak ve 3. Dünya savaşı böyle başlayacak.alttaki videoda sevgili Muharrem Karabay hocamızın videosudur 40. Dakikadan sonra Mehdi,deccal İran'ın vurulmasından bahsediyor.

      https://youtu.be/giiVFNKd2H0

      Sil
  2. Mehmed Şevket Eygi -16 Kasım 2017
    Ortadoğu’da Olup Bitenler
    Mehmed Şevket Eygi

    Ortadoğu’da neler oluyor?.. Birincisi: Sünnî-Şiî savaşları… İkincisi: Suudî Arabistan- İran hegemonya savaşı… Üçüncüsü: Türkiye ile İran arasındaki bölgeye hakim olma rekabeti ve çekişmesi… Dördüncüsü: ABD ile Rusya’nın hakimiyet kavgası… Beşincisi: İsrail ’in ayakta kalma savaşı ve entrikaları… Altıncısı: Petrol ve doğalgaz savaşı… Yedincisi: Müslüman Kardeşler Teşkilatını başarısız kılma siyasetleri… Sekizincisi: Irak ’ın parçalanması… Dokuzuncusu: Suriyenin parçalanması… Onuncusu: İran’ın Lübnan’ı ele geçirip Akdeniz’e çıkması… On birincisi: Türkiye’nin parçalanması… On ikincisi: Bağımsız Kürdistan perdesi ardında ikinci bir İsrail kurmak… On üçüncüsü: Türkiyenin parçalanması… On dördüncüsü: Anadolu’nun yeniden Hıristiyanlaştırılması…

    ....

    Hatırınızda bulunsun: (1) ABD çökecek, dağılacak… (2) İsrail yıkılacak… (3) Avrupa Birliği dağılacak… (4) Bazı Avrupa ülkelerinde Müslümanlar çoğunluk olacak… (5) Türkiyedeki ideolojik egemen azınlık vesayet rejimi tarihe gömülecek… (6) Mehdi zuhur edecek… (7) İsa aleyhisselam nüzul edecek… (8) Ortadoğu’da Melhame- Kübra büyük savaşı olacak, taş üzerinde taş, vücut üzerinde baş kalmayacak… (9) Kostantaniyye belde-i tayyibesi Beni Asfar tarafından ele geçirilecek… (10) Beni Asfar da çökecek, şehir savaşsız olarak Müslümanlara iade edilecek… (11) Hz. İsa nüzul edince Hıristiyanlar fevc fevç (akın akın) Müslüman olacak… (12) Papalık son bulacak…

    makalenin tamamı için:
    http://www.milligazete.com.tr/makale/1421905/mehmed-sevket-eygi/ortadoguda-olup-bitenler

    YanıtlaSil
  3. türkiye bu nedenle iyi kötü rejim lehinede olsa suriyede savaşı sonlandırmak istiyor
    israil rusyanında deniz kara hava gücüyle bulunduğu bu bölgede öyle kolay adam öldüremz
    kilotonlar megatonlar konuşulmaya başlanınca yan çizen çok ülke olur
    batının şansı çini savaştan uzak tutabilirse hindistanı yanına alırsa belki fakat rus hint ortaklığı var
    muhtemel taraflar
    abd bloku; nato (türkiye ayrılabilir)suud mısır israil ürdün güney kore japonya
    rus bloku rusya çin hindistan iran pakistan türki cumhuriyetler
    her iki ülkede de 10.000 aşkın nükleer silah bilinmeyen mikroplar var

    YanıtlaSil
  4. Henry Kissinger’ın “World Order-Dünya düzeni” eserinden alındığı belirtilen bu yazı uydurmadır. Hem de 6 yıllık bir palavradır. Bu yazı geçen Haziran aylında Aziz Üstel’in Star’daki köşesinde yer aldıktan sonra geçtiğimiz Pazartesi günü de bazı gazetelerde tekrar yayınlanmıştır. Günümüz gazeteciliği açısından skandaldır. Araştırmadan hiciv içerikli bir sitede 2011 yılında yer almış. Bir yıl sonra Ürdün’de kamuoyunu günlerce meşgul ettikten sonra sıra Türkiye’deki “yalan haber turuna” çıkmıştır. Aziz Üstel’in yayınladığı yazının virgülüne dokunmadan 5 ay sonra 5-6 gazete yer alması düşündürücüdür.

    Kissinger soğuk savaş sonrası düzenin hazırlayıcılarındandır. Diğerleri Kemalistlerin baş tacı Yahudi Bernard Lewis, Kissinger’in halefi Zbigniew Brzezinski ve Leo Staruss gibi bugünkü dünyanın şekillenmesinde önemli rol almışlardır. Neoconların ağa babalarıdır..

    Kissinger 2014 yılında yazdığı Dünya Düzeni kitabında bir manada ABD hakimiyetinde yeni bir dünya düzeni öngörür. Kitabında küresel bir dünya düzeninin hiçbir zaman var olmadığını ama buna ihtiyaç olduğunu belirtir. Mevcut düzenin 1648’deki Vestfalya Barışı‘nın devamı olduğunu iddia ederken, bu barış anlaşmasına hayranlığını defalarca vurgular. Kissinger, günümüzde yeni düzen kavramının Vestfalya sisteminin “bugünün gerçeklikleri dikkate alınarak” modernleştirilmesiyle, 4 asırlık anlaşmanın bugüne uyarlanmasıyla kurulabileceğini savunuyor.

    Çin’i dünya sahnesine çıkaran Kissinger’dır. 1970’lerde gizli gizli Çin yetkililerle bir dizi temaslarda bulunduktan sonra bir gün Çin’e giderek sürpriz yapar. Çin’i dünya siyasetine çıkarır. Kissinger`ın analizlerinde Rusya ve Çin’le güçlerin dengelenmesi, Washington’un uzun yıllardır gerçekleştirdiği liderliğine daha dinamik bir içerik verilmesine hizmet ettiğini belirtir.

    Kissinger, ABD’in Irak’a ve Ortadoğu’ya müdahalesini hararetle destekler. ABD’nin müdahaleden çekinmemesi gerektiğini vurgularken bölgedeki nsurları ABD’yi ve Vestfalya dünya düzenini düşman olarak ilan eder. Kitabındaki bir bölümün adı ‘İslamcılık ve Ortadoğu: Düzensiz Bir Dünya’başlığını taşır. Kissinger İslam dünyasının ‘dış dünyayla’ çatışma içinde olduğunu iddia ediyor. Müslüman dünyanın ‘muzaffer’ Vestfalya uluslararası düzeniyle Darülislam arasında açmazda olduğunu öne süren Kissenger, dünya düzeninin ‘temel bir unsuru’ olan Filistin meselesiyle de yüzleşilmesi gerektiğini özellikle vurgular.

    Kissinger ve benzerleri cambaza baktırır ve İsrail’in güvenliğinin gözetilmesi ve bölgede nüfusunun artmasına hizmet ederler. Unutulmasın tek dünya düzeni Siyonizmin binlerce yıllık özlemidir. Bu siyonist kurgu yani deccalizm düzeni önce ittihad-ı İslam ve sonra Mehdiyet'in İsevilerle Tevhid cihana hakim kılarak küresel barış tesis ederek sona erdirecektir.



    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hepsi yalan değil bunların niyetleri kötü
      -ABD Dışişleri eski Bakanı Kissinger, son adımın İran üzerinden atılacağını belirtirken, İsrail’in Orta Doğu'nun yarısına hakim olacağını söylemişti.

      Suudi Arabistan’da aile içi darbenin ardından tahta çıkması beklenen Prens Salman’ın hamleleri ve ''Ilımlı İslam'' açıklamasının ardından İsrail’le başlayan yakınlaşma devam ediyor..............
      -http://www.haber7.com/dunya/haber/2476432-kissingerin-fitnesi-adim-adim-uygulaniyor/?detay=1

      Sil
  5. Fatih nurullah efendi buyurdu ki
    Once iraka bir ates dusecek sonra bu irana sicrayacak rus ve abd nin karsi karsiya gelmesiyle suan vekaleten suren savas asil savasa donecek

    YanıtlaSil
  6. 1* “Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak aklıselim sahipleri bundan ibret alır.” (39/9) Allah’ın hükmü budur. Yani işin esası bilmekten geçer. Bunu bilgi sahibi olmadan yorum yapan veya ahkam kesenlere bir hatırlatmadır.

    Ahir zamanın en önemli dönüm noktasında 1911’de İstanbul’dan dönen Bediüzzaman, doğudaki aşiretlerle yaptığı görüşmede “Dine zarar olmasın, ne olursa olsun” sözlerine muhatap olur. O da çok ilginç sözler söyler ve dinin himayesinin artık üst düzey yöneticilere değil de milleti kapsayan kamuoyuna ait olacağını vurgular:

    “Mağlûp biçare bir reise, yahut müdahin (yüze gülen) memurlara veyahut mantıksız bir kısım zabitlere (subaylara) itimat edilirse ve dinin himayesi onlara bırakılırsa mı daha iyidir; yoksa efkâr-ı âmme-i milletin (millet kamuoyunun) arkasındaki hissiyat-ı İslâmiyenin mâdeni olan, herkesin kalbindeki şefkat-i imâniye olan envâr-ı İlâhînin (ilahi nurların) lemeâtının (parıltılarının) içtimalarından (toplanmalarından) ve hamiyet-i İslâmiyenin (İslamiyeti savunma gayretinin) şerârât-ı neyyirânesinin (İslam’ın ulviyetinden kaynaklanan parlaklığın) imtizacından (kaynaşmasından) hasıl olan (oluşan) amûd-u nuranînin (nurdan sütunun) ve o seyf-i elmasın (elmas kılıcın) hamiyetine bırakılırsa mı daha iyidir, siz muhakeme ediniz.”
    Ve o tarihten sonra dinin himayesinin üst düzey yöneticilere bırakmanın acı örneklerini yaşadık mı yaşamadık mı? O dönem için HPz. Peygamber (Cebabire dönemi) der. Bütün alem-i İslam buna şahit oldu. Ama Bediüzzaman’ın belirttiği hakikati anlayan az insan olmuştur. Bunun acı sonuçlarına, “şu gelirse kurtuluruz,” “bu giderse kurtuluruz” diyerek millete ait dine sahip çıkma vazifesini cebr-i keyfi-i küfri üst düzey yetkililere bırakmanın acısı hala yüreğimizde. Bu hakikati göremedik. Ama İsrail Başbakanı Netanyahu gördü. Ne demişler “haberi düşmandan al”

    İşte ispatı:
    22 Kasım, Mısır Lideri Enver Sedat’ın İsrail’in ziyaretinin 40. Yılı münasebetiyle İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu Meclis’te bir konuşma yapar: "Barışın genişletilmesinin önündeki en büyük engel bugün çevremizdeki ülkelerin liderleri değil. Bu engel Arap sokağındaki kamuoyundan kaynaklanıyor."

    Bir küçük not daha: Dini himaye, yani sahip çıkma, düşmanın veya batının vesayetine giren veya dinsizliği siyasete alet eden yöneticilere uyan çakma din adamları ve ilahiyatçılar da dini himaye edemez. Kim gibi mi? İsrail’e savaş yapılamayacağına dair fetva veren Suudi din adamları gibi. Çünkü Allah’ın hükmü açık: “Allah ancak sizinle din uğrunda savaşmış, sizi yurdunuzdan çıkarmış ve çıkarılmanıza destek olmuş kimseleri veli edinmekten sizi men eder. Kim onları veli edinirse, işte onlar zalimlerin tâ kendileridir.” Mümtehine/9

    Bunları niçin yazdım. Şu sebeple:

    YanıtlaSil
  7. 2*Şifreli, perdeli, manası kapalı, özel işaretli müteşabih hadislere dayanarak ahir zaman hakkında ahkam kesme doğru değildir. O zaman Hilafet-i Muhammediye’nin sona erdiği, yani hükmünün kalmadığı, bir zamanda hüküm bir başka makama geçer. Bunun anlamayan ve anlamak istemeyen bize falan zatın şu kitabındaki her manaya gelen bir Hadisi göstererek kendini kandırdığı yetmemiş gibi bize de yönelir.

    Veya rivayet diyerek zamanımızla kel alaka hükümler serd ediyor. Ancak bunlar Rasih zatların tevilinden geçmesi kadar rivayetin gerçekleşmesinden sonra anlaşılır. Ki onlar onların zamanı gelince o şifreli paketi açıp anlatmazlar, karşı tedbir alacaklar. Mehdi gibi. O münafığı görür (Süfyanı) düşman bu, hizmeti yapacak olan bu diye.

    Bediüzzaman ahir zamanı hizmetinin şahsa değil şahs-ı maneviyeye ait olacağını söyler. Öyle olunca hizmet dört bir yönde, dört bir cemaatlerin manen oluşturacakları bir şahs-ı manevinin elinde olacak.

    “Bu zaman, şahs-ı mânevî zamanı olduğu için, böyle büyük ve bâkî hakikatler, fâni ve âciz şahsiyetlere bina edilmez.”(Sikke-i Tasdiki)

    Gözünü dünyevi makam ve hırslar bürüyenler, geçmişe mazi denen zamanların şahıslarına benzemeyen Mehdi’ye tanımaları bilmeleri hatta iş basında iken onun olduğunu bilmesi beklenemez. O kuralları koyar gerisi bize düşer. Biz ona zemin hazırlamazsak “Mehdi”gelmez. Yani hakimiyeti olmaz. Aslında o hazırladığı içindir ki, artık hakimiyet döneminin kapısının önüne geldi.

    Fetih yani kapının açılmasının sebebi dünyaperestlerin hırslarını tatmin olacağı bir iktidar için değildir. Fetih Suresi öyle diyor: “Biz sana apaçık bir fetih yolu açtık. Böylece Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlayacak, üzerindeki nimetini tamama erdirecek ve seni dosdoğru bir yola iletecektir. Ve şanlı ve şerefli bir zaferle sana yardım edecektir. İmanlarına iman katsınlar diye mü'minlerin kalplerine güven ve huzur indiren O’dur. “Fetih/1-4

    Yani servetine servet, şöhretlerine şöhret, dünya malına dünya malı eklemek değil. Bu Fetih zamanımızda 3’tür. Dikkat edin her fethin bir maddi bir de manevi lideri vardır. Hilafetin olmadığı veya zaafa düştüğü zamanlarda fethin asıl sahibi manevi liderlerdir. Fatih’in fethine kim zemin hazırladı: Somuncu Baba-Hacı Bayram-Akşemseddin. Yani? Konstantiniyye’nin ikinci fethi silahlı yani askeri değil. Kim yapacak tekbir ve tehlil sahipleri, yani ehl-i din. İyi de o zaman kimin zamanı. Mehdi’nin. Kapıya gelindiğine göre bu iş bitmiş demektir. Zavallı Netanyahu bu sırrın çaresizliğin içinde hayıflanıyor.

    Yeni dünya düzenini de Mehdi Mesih ile kuracak. Yahudi akıl hocaları değil. Onların sistemi gitti gidiyor. Mehdi'nin 70 yıllık Tevhidli cihan hakimiyeti geliyor.

    Not: Mehdi’nin zuhur ettiği ülkeye kurulan Zarrap kumpası ile ilgili bir tahmin. O Zarrab’ı öldürecekler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Abdurrahim Ağabey rahmetli Ali Uçar Ağabeyin bir rüyası var günümüze uyarlanabilir mi? ne dersiniz?
      *"PEYGAMBER SOFRASINDA BİR ŞEHİT"*
      *"ALİ UÇAR"*
      *"ALİ Uçar yıllar önce gördüğü bir rüyayı anlattığında,, bu hatırası dost ve Arkadaşları tarafından teybe alınmıştı.. *"Onun bu çok ilginç ve mübarek rüyasının kasetten çözümünü aynen aktarıyoruz..
      *"Hem Bayram Yüksel ağabeyimizin hem de kendisinin mekanları cennet olsun inşallah..
      *"Büyük bir ova ile bitişen bir dağın yamacında güneşin hararetinin azaldığı sıralarda, kardeşlerle yere oturmuş ders yapıyorduk.Ben risaleleri yeni tanıyan genç bir kardeşin yanında oturuyordum.. *"Birden ovada küçük, büyük dairesel Gölgeler gördüm. Yukarı baktım gökten yüzlerce paraşütlü silahlı askerler iniyordu. Biz ovadan 75 ,100 metre kadar yüksekteki dağın yamacında idik, dağ ve onun bitiştiği yerde Eski şehir Harabeleri, asırlık ağaçlar ve bilhassa incir ağaçları bulunuyordu. inen paraşütlü askerler derhal harabelere koşup Menzileniyorlardı ...
      *"Hemen akabinde ufuktan toz bulutu gibi suvariler oraya doğru gelip diğerleri ile savaşa tutuştular.
      *"Bu arada kardeşlerle susup hayretler içerisinde; Hiç telaş göstermeden yalnızca onları seyrediyorduk. fakat Onlar bizim varlığımızdan haberdar değillerdi.
      *" Her neyse... süvariler Çok geçmeden diğerlerini harabelerde öldürüp, Geldikleri gibi gittiler..
      *"Ben yanındaki kardeşe ..
      *"Düşmanların her an gelip bizi de öldürebileceklerini ve aşağıdaki silahlardan bazılarını kullanabildiğimi ona öğreteceği mi söyledim..
      *"aşağıya indik. ona bazukanın nasıl kullanıldığı gösterirken..
      *"Arkamdan bir el omuzuma dokunarak..
      *"Ali Uçar sen misin ? dedi
      *"Dönüp baktım ki kırmızı sakalları göğsüne inen, deve yününden yapılmış ince bir cübbe içerisinde Nurani mütebessim bir zat..
      *"Benimle gel; seninle bir yere gideceğiz. *"Ben arkadaşım da gelebilir mi? diye sordum .
      *"O arkadaşıma döndü, tebessüm ederek
      *"Yok yok ..o kalsın dedi .
      *"birkaç defa ısrar etmeme rağmen razı olmadı..
      *"Böylece yola koyulduk yolda yürürken o zat Bana Bugünlerde hiç Risale_İ Nur okudunuz mu? diye sordu..
      *"Evet ;dedim ..yine sordu
      *"Orada Davut un kıssası var mı? ben yine *"evet dedim
      *"O zat, *"işte O Davut benim... dedi .ben
      *" Siz yoksa !Davut Aleyhisselam mısınız? dedim .*evet dedi
      *"Bir müddet beraber yürüdükten sonra bir hendek yanına geldik..
      *"Davut Aleyhisselam bana.
      *"Bismillahirrahmanirrahim diyerek karşıki Kaya'ya atla.. dedi.
      *"Onun dediğini yaparak karşıya geçtik..
      *"Daha sonra ikinci bir uçurumun ucuna gelince
      *"Davut Aleyhisselam bana yine *"Bismillahirrahmanirrahim de ve karşıya uç.. karşıda şöyle bir yere varacaksın diyerek bana karşı tarafta bir yer tarif etti *"sonra anladın mı? dedi Ben anladım deyince
      *"Bana tarif et dedi tarif ettim uçuruma bakınca buradan nasıl atlanır diye içimden korku ve hayretle düşündüm *"fakat Davut Aleyhisselam insanı bakışları ve tebessümüyle güven veriyordu hem, O bir peygamber idi onun sözüne İtimat edilir.. diye düşündüm ne var ki bir peygamberden önce davranıp karşıya geçmek edebe muhalif olur diye önce siz geçin dedim ..

      Sil
    2. *"Davut Aleyhisselam..
      *" Önce sen geç, sonra ben geçeceğim dedi ..
      *"Ben de besmeleyi çekip kendimi uçuruma doğru bıraktım..
      *"ellerim önde; ayaklarım arkada düz bir vaziyette karşıya doğru uçmaya başladım.
      *"Rüyada uçmak öyle bir zevkli, öyle bir lezzetli ki anlatamam..
      *" Her neyse karşı tarafa tarif edilen yere vardım..
      *"Orada ayakta birkaç kişi konuşuyordu *"Ben yanlarına vardığımda;
      *" Davut Aleyhisselam yanımıza geldi ve onları bana tanıttı..
      *"Bu Süleyman dır.. dedi..
      *"Ben: yani Süleyman Aleyhisselam mı dedim..
      *Evet"dedi.. diğer birkaç Peygamberi de bu şekilde bana tanıttı....
      *"Ben Davut Aleyhisselam'a hasretle...
      *"Bizim Peygamberimiz nerede diye sordum..
      *" Davut Aleyhisselam elini kaldırarak bir tarafa doğru işaret etti büyük bir iştiyakla O yöne doğru koşmaya başladım; tam tepeye ulaşıyorum ayağım kayıyor 30 metre aşağıya düşüp tekrar çıkmaya çabalıyordum..
      *"Nihayet Yamacı aşarak koşmaya devam ettim.
      *"Bol Ağaçlı Bir ormana girdim; gittikçe ağaçlar sıklaştı ve birden ağaçlar kesildi. *"Boyları göğsüme kadar gelen buğday başakları ile dolu bir düzlüğe çıktım.. *"Ortada bir Patika yol vardı.
      *"Patika yola girer girmez
      *"Cenabı peygamberi (a.s.m) gördüm..
      *"büyük bir heyecan içerisinde selam verdim gülümseyerek selamımı alan peygamberimiz..
      *"Geldin mi Ali?"dedi..
      *"Geldim ya Resulullah" dedim
      onun Gülümsemesi bana o kadar lezzet vermişti ki tarif edemem, adeta o gülümseme içime iliklerime bütün hücrelerime kadar işlemişti..
      *" Cenabı peygamber Aleyhisselam yüzü dolgun yeni tıraş olmuş,
      *" Her tarafı Nurani ve insana güven veren bir Çehre içerisindeydi..

      Sil
    3. *"Ya Resulallah bu sefer sizi çok iyi gördüm dedim..
      *"Cenabı peygamber Aleyhisselam'ı daha evvel mükerreren zayıf görmüştüm Cenabı peygamber Aleyhisselam pazularını şişirerek mütebessim bir şekilde..
      *"Evet çok iyiyim dedi
      *"Ben buraya nasıl geldiğimi ve başımdan geçenleri anlattım savaştan bahsettim..
      *" Cenabı peygamber Aleyhisselam ciddi leşmişti.
      *"Onların ikisi de kafirdir. sizlere bir zarar veremezler dedi.
      *"Cenabı peygamber Aleyhisselam ciddileşince karşısında insan duramıyor..
      *"heybetinden adam Mermer kesiliyordu *"Cenabı peygamber Aleyhisselam arkadaşlar deyince birden kendimi diğer peygamberlerin oluşturduğu bir halkanın içinde buldum..
      *" Demek ki Resulullah Aleyhisselam ile konuşurken; Öyle dalmışım ki onların varlığının farkına varamamışım..
      *"Cenabı peygamber Aleyhisselam konuşmasına devam ederek..
      *"Sofrayı hazırlayın buyurdu..
      *"Etrafımızdaki peygamberler koşarak Uzaklaştılar...
      *"Biraz sonra yemek yenecekti..
      *" Ben Cenabı peygamber aleyhisselam ile oraya doğru..O Aleyhisselam önde Ben arkada yürürken Risale'i Nur okuduğumuzdan talebe hizmetlerinden, ve diğer hizmetlerimizden bahsediyordum....
      *"Bu arada Sofranın başına geldik; sofra daire şeklinde idi
      *"Cenabı peygamber'in Aleyhisselam'ın oturduğu yerin hemen sağında
      *"Davut Aleyhisselam ve ben vardım... karşımdaki zatın kim olduğu zihnimi kurcalıyordu.... herhalde Yusuf Aleyhisselam idi
      *"Kuranı Kerim'de ismi geçen bütün peygamberler sofrada hazır bulunuyordu
      *"Cenabı peygamber Aleyhisselam'ın önünde bulunan iki tabakta salata vardı *"her ne ise
      *"Cenabı peygamber Aleyhisselam diğer peygamberleri tanıtmaya başladı hemen yanındaki Davut Aleyhisselam'ı överek tanıtmaya başladı.
      *Bu arada onun sırtına hafif hafif vurarak Kur'an'daki bahislerin den de bahsediyordu.
      *"Cenabı peygamber Aleyhisselam sözünü bitirir bitirmez. ben de
      *"Davut Aleyhisselam'ın Risale'i Nur'da geçen kıssasını naklettim...
      *"Davut Aleyhisselam isminin kıssasının risalede geçmesine pek memnun olmuş ve bu memnuniyetini diğer peygamberlere mimik hareketleriyle izlar ediyordu...
      *"Cenabı peygamber Aleyhisselam diğer peygamberleri de bu şekilde tanıttı Ben de her defasında onların kıssalarını Risale'i Nur'da geçen yerlerden naklettim hepsi bundan memnun oldular..
      *" yemek üç dört saat kadar sürmüştü artık yemek nihayete Erecekti...*"Cenabı peygamber Aleyhisselam

      Sil
    4. *"Misafirin duası makbuldür.
      *" Yemek duasını sen yap buyurdu..
      *"Ben daha evvel ezberlemiş olduğum sözlerdeki duayı ve münacaat ın sonundaki duayı okudum.....

      "Ey bizi nimetleriyle perverde eden sultanımız! Bize gösterdiğin numunelerin ve gölgelerin asıllarını, menba'larını göster. Ve bizi makarr-ı saltanatına celbet. Bizi bu çöllerde mahvettirme. Bizi huzuruna al. Bize merhamet et. Burada bize tattırdığın leziz nimetlerini orada yedir. Bizi zeval ve teb'id ile tazib etme. Sana müştak ve müteşekkir şu mutî' raiyetini başı boş bırakıp i'dam etme."

      Ya Rabbî ve ya Rabbe's-Semavatı Ve'l-Aradîn! Ya Hâlıkî ve ya Hâlık-ı Külli Şey!
      Gökleri yıldızlarıyla, zemini müştemilatıyla ve bütün mahlukatı bütün keyfiyatıyla teshir eden kudretinin ve iradetinin ve hikmetinin ve hâkimiyetinin ve rahmetinin hakkı için, nefsimi bana müsahhar eyle! Ve matlubumu bana müsahhar kıl! Kur'ana ve imana hizmet için, insanların kalblerini Risale-i Nur'a müsahhar yap! Ve bana ve ihvanıma, iman-ı kâmil ve hüsn-ü hâtime ver. Hazret-i Musa Aleyhisselâm'a denizi ve Hazret-i İbrahim Aleyhisselâm'a ateşi ve Hazret-i Davud Aleyhisselâm'a dağı, demiri ve Hazret-i Süleyman Aleyhisselâm'a cinni ve insi ve Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm'a Şems ve Kamer'i teshir ettiğin gibi, Risale-i Nur'a kalbleri ve akılları müsahhar kıl!.. Ve beni ve Risale-i Nur talebelerini, nefis ve şeytanın şerrinden ve kabir azabından ve Cehennem ateşinden muhafaza eyle ve Cennetü'l-Firdevs'te mes'ud kıl! Âmîn, âmîn, âmîn!.
      *"Bunun üzerine Efendimiz Cenabı peygamber Aleyhisselam...
      *"Maşaallah, ne güzel ve ne cami bir dua. Bu Bediüzzaman'ın duası bir daha oku buyurdu...
      *"Ben tekrar okudum Cenabı peygamber Aleyhisselam Efendimiz yine
      *"Maşaallah ne güzel ve ne cami bir dua bir daha oku buyurdu..
      *"Ben yine aşkla ve şevkle okudum bana üç defa okuttular..
      *Artık sofradan ayrılma zamanı gelmişti *"Cenabı peygamber Aleyhisselam ayağa kalkmıştı; bende vedalaşmak üzere yanına yaklaştım...İçimden..
      *Ben sizin yerinize öğrendim artık sık sık buraya gelirim dedim...
      *"Cenabı peygamber Aleyhisselama
      *"Ya Resullullah; biz devamlı Risale'i Nur okuyoruz. Ben şimdi Nur talebelerinin yanına gidiyorum onlara ne diyeyim?..
      Diye sordum...
      *"Cenabı peygamber Aleyhisselam mübarek parmağını havaya kaldırdı ki; diğer peygamberlerde parmağını gözleriyle takip ediyorlardı...
      *"Cenabı peygamber Aleyhisselam..
      Allah Celle Celalühü sizinle beraberdir buyurdu..
      *" Sonra mübarek parmağını aşağıya diğer peygamberleri gösterecek şekilde indirdi ve bir daire çizdi...
      *"Arkadaşlarımda sizinle beraberdir buyurdu..
      *"Sonra mübarek eliyle kendini işaret ederek:
      *" Bende de sizinle beraberim buyurdu *"Cenabı peygamber Aleyhisselam ciddilemişti..
      *"mübarek sesini yükselterek
      *"Devam edin *Devam edin *Devam edin buyurarak.
      *"Bana son mesajını verdi..
      *"Efendimiz Cenabı peygamber aleyhisselamdan ayrılmadan önce; sıkıca sarıldım ve uyandığımda kendimi ayakta buldum...

      Sil
    5. Rüya tabiri ehil işidir. Pek ilgi alanıma girmez. Lakin rüyanın genel manası Ali Uçar kardeşimize hizmetinde dolayı bir iltifat-ı Rahmani olduğu aşikardır. O rüya tabir edebildiğim kadarıyla vefatını haber vermiş. Ve makamını. Çünkü o rüyanın 3 işareti vardır. 1-Bir savaş zamanı. Eski Yugoslavya’nın parçalanma sürecinde hayata veda edeceği ihsas ediliyor. 2- Peygamberlerin üçü dünya hakimiyeti olan Peygamberlerdi. Süleyman-Davud-Hz. Muhammed (as). Ali Uçar’ın yurt dışı hizmetlerine kinaye olarak hizmetinin kabulün işaret ediliyor.3-Risale-i Nur’a ve Nur talebeliğine kuddusilik iltifat.

      Dikkat edilirse Yugoslayva’nın savaş bölgesine yakın Bulgaristan’da geçirdiği bir trafik kazasında Uçar hükmen şehit oldu. Ali Uçar’ın o sırlara çokça yurt dışında derslere katıldığı ve konferanslar verdiği bilinir. Yani hizmeti mahalli ve vatani değil bir nevi küresel genişlikte olması ona böyle sembollerle iltifata layık görülmüştür. Bu rüyada dikkat çeken dağlar, uçmalar, ormanlık ve ağaçlık alan ve Hz. Peygamber’in sofrası. Burada şu mana çıkıyor.

      Bediüzzaman’ın belirttiği gibi “Risale-i Nur sahabe mesleğinin bir cilvesidir.” Sahabelere Tevrat’ta “kuddisiler” diye nitelenir. Rüyada sofrada nerede oturuyormuş Uçar? “Cenab-ı Peygamber'in (a.s.m) oturduğu yerin hemen sağında Davud (a.s) ve ben vardım.” Ali Uçar merhumu 19. Mektuptaki şu hakikate nail olmuş. Okuyalım:

      “Tevrât’ın Beşinci Kitabının Otuz Üçüncü Bâbında şu âyet var: "Hak Teâlâ, Tûr-i Sina’dan ikbal edip bize Sâir’den tulû etti ve Fâran Dağlarında zâhir oldu."
      İşte şu âyet, nasıl ki "Tûr-i Sina’da ikbal-i Hak" fıkrasıyla nübüvvet-i Mûseviyeyi ve Şam Dağlarından ibaret olan "Sâir’den tulû-u Hak" fıkrasıyla nübüvvet-i İseviyeyi ihbar eder. Öyle de, bil’ittifak Hicaz Dağlarından ibaret olan "Fâran Dağlarından zuhur-u Hak" fıkrasıyla, bizzarure risalet-i Ahmediyeyi (a.s.m.) haber veriyor.
      Hem Sûre-i Feth’in âhirinde "Onların Tevrat’taki vasıfları budur" hükmünü tasdiken, Tevrat’ta Fâran Dağlarından zuhur eden Peygamberin Sahabeleri hakkında şu âyet var: "Kudsîlerin bayrakları beraberindedir. Ve onun sağındadır." (Uçar da sağındadır) "Kudsîler" namıyla tavsif eder. Yani, "Onun Sahabeleri kudsî, salih evliyalardır.
      Eş’ıya Peygamberin Kitabında, Kırk İkinci Bâbında şu âyet vardır: "Hak Sübhânehu, âhirzamanda, kendinin ıstıfâ-gerde ve bergüzidesi kulunu ba’s edecek ve ona, Ruhu’l-Emin Hazret-i Cibril’i yollayıp din-i İlâhîsini ona talim ettirecek. Ve o dahi, Ruhu’l-Eminin talimi veçhile nâsa talim eyleyecek ve beynennâs hak ile hükmedecektir. O bir nurdur, halkı zulümattan çıkaracaktır. Rabbin bana kablelvuku bildirdiği şeyi ben de size bildiriyorum." (Kitab-ı Mukaddes, Eş’ıya, Bab 42, âyet 1-4, 9.)
      İşte şu âyet, gayet sarih bir surette, Âhirzaman Peygamberi olan Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmın evsâfını beyan ediyor.
      Mişâil namıyla müsemmâ Mihâil Peygamberin Kitabının Dördüncü Bâbında şu âyet var: "Âhirzamanda bir ümmet-i merhume kaim olup, orada Hakka ibadet etmek üzere mübarek dağı ihtiyar ederler. Ve her iklimden orada birçok halk toplanıp Rabb-i Vâhide ibadet ederler, Ona şirk etmezler." (Kitab-ı Mukaddes, Mîhâ, Bab 4, âyet 1-2.)
      İşte şu âyet, zâhir bir surette, dünyanın en mübarek dağı olan Cebel-i Arafat ve orada her iklimden gelen hacıların tekbir ve ibadetlerini ve ümmet-i merhume namıyla şöhret-şiâr olan ümmet-i Muhammediyeyi tarif ediyor.”

      Yani Ali Uçar kardeşimizin dünyadan ayrılık zamanı ve yeri, gideceği yer ve makamı bu hakikatle müjdelenmiş.. Allahüaleim. Bu şahsi bir iltifattır. Dünyevi bir yönü yoktur.

      Sil
  8. Esaret altında suriye politikası yanlış ellere geçti. Sufyan hareketlerini gizliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hakkımda bir şeyler bildiğini düşünüyorum, süfyani fetulah ve arap prens; ejderha ve ejderhanın yetki verdiği canavar mı?

      Sil
    2. Azıcık kaldı zaten biraz daha aç artık

      Sil
    3. Ne yani Mehdi as a karsi ayaklanacak yanagi sakalsizlarin lideri m.bin selman onunda patronu sufyani mi demek istediniz

      Sil
    4. Ejderha çin, erderhanin yetki verdigi canavar kuzey kore.

      Sil
    5. Admin.bu sakarya seyf denen zat nedir kimdir? Ne böyle gizemli gizemli konuşmalar filan? Insanların kafasını nediye bulandiriyorsun kardeşim. Bişey biliyorsan adam gibi soyle. Birde bunu yücelten ona dahada gizem katan tipler var blogda. Onlarda büyük ihtimalle sakarya denen adamın fake hesapları.

      Sil
    6. Ysn Krt sana katılıyorum.

      Sil
  9. 2018 yılı için 'Gizli operasyonlar' bütçesi 130 milyar dolar.
    Bu rakamın 70 milyar dolarlık bölümü "Türkiye'yi işgal" için ayrıldı. Amerika Birleşik Devletleri'nin askeri kanadı, Türkiye'nin işgal edilmediği sürece düşman olarak görüleceğini açıklıyor.
    https://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2017/11/23/ahtapot

    YanıtlaSil
  10. 1****Cep telefonunda yazdığımdan akıcı üslupla yazamadigimdan kusura bakmayın...
    Hızır (as) dan bahsedilirken hep bir hikaye anlatılır. Kısaca, adamın biri Hızır as. çok görmek ister, bir gün Hızır as. adamın karşısına çıkar, mevzu olur Hızır (as) dan bahsedilirken, Hızır as. Yerden bir taş alır Bak oğlum der, Hızır Birgün karşına geçecek elindeki taşı un-ufak edip tozunu yüzünü ufurecek (o anda gerçektende taşı un-ufak ederek anlatır) O zaman sen onu tanırsın Hızır oldugunu tamammı evladım der.. Adam tamam amca Allah razı olsun der mevzuyu anlayamaz, çok sonra aklı başına gelir..
         **** Şimdi şu herkesin dilindeki 3. Dünya savaşı ve o savaşla Mehdi'nin ve sufyanin vede Deccalin ortaya çıkması ve olaylar...yukarıdaki Maceraya çok benziyor.
    1. si Deniliyor ki, Avrupa bizimle savaşacak ve biz kaybedeceyiz...
    EL CEVAP: Avrupa yla Bin yıldır savaşıyoruz ve en büyük savaşarak kaybettiğimiz 1. dünya savaşıdır. ( dikkatinizi çekerim, tarihte  bir çok olaylardan söz edilirken her ne hikmetse Hadisler 1. dünya savaşına hiç dayandirilmaz) Sonuçları itibariyle de bizim yani Müslümanlar açısindan daha  dehşetilisi görmedik inşaallah girmeyeceğim de.. Bu savaşta biz Avrupa'ya karşı en büyük yenilgimizi aldık maalesef. Bu olay Müslümanların başına gelen en büyük belalardan biridir belki de en büyüyüdür. Fakat hiç bir hadisler iniltili görülmüyor en hikmetse.
    *** 2. si Çok büyük bir Dünya savaşı olacağı  ve bu savaşta en büyük darbeyi güneyden (Suriye tarafından) geleceği...
    EL CEVAP: Bakın sevgili Can kardeslerim, Tarih bize gösteriyor ki Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük kanli savaşı ve savaşları 1 Dünya Savaşı'nda yaşandı.10 larca ülke kuruldu yer değiştirdi ve milyonlarca insan öldü.. Aradan 100 yıl geçmesine rağmen sancılar devam ediyor, 2. Dünya savasi, 1 Dünya savaşı nin artçı sarsıntısı idi. Ve biz 1. Dün.Svş.da en büyük kaybı, içinde Suriye'de bulunan güneyde verdik, 10 binlerce şehit 70 bin esir (tarihte en çok esir sayısı) zamanın en gelişmiş Alman topları vs vs.. En büyük kayıplarımız dan biriside  Arkamızdan vurdular yalanı ile 100 yildir Araplara ilisiyimizin kopması.... Ahir zaman alametlerinde Hadiste geçen Şam'da Mehdi ve  Sufyanin  çıkması, Sufyanin ilk icraatlerinden biriside müslüman Araplarla aramızı bozacak fitneyi ŞAM da ekmesidir (daha sonra o fitne kısa zamanda dal budak oldu zaten) Buna kaderin cilvesi deniyor herhalde, Bir kaç yıl öncesinde de diğer beklenen zat Şam'da Emevi camiinde binlerce müslümanlarla beraber bir kurtuluş  Manifestosu yayınlaması başka bir hadisin gerçekleşmesidir.. Ve yine Devleti Ali'yenin  Halifelik makamının en büyük darbeyi yine bu cephede almıştır. Zaten bu iki tarihi şahıs (biri kömür karası diğeri elmas parıltısı) Tarihi macerada Mekanlar itibariylede hep birbirlerini takip etmislerdir. Şam,İstanbul,Selanik,Ankara vs. Bu olaylar gösteriyor ki Ahir zamandaki en büyük savaşları ve kayıpları biz çoktan verdik, artık kazanma adına küçük çaplı savaşlar olabilir, şu an Suriye'ye girdiğimiz gibi.

    YanıtlaSil
  11. 2*"*** 3. sü İstanbul un kısa süreli işgal edileceği..
    EL CEVAP: Neden, Mehdi, Ahirzaman olayları derken hep İstanbul'un işgali hep bir ağızdan söylenir ama 1453 den sonra Yalnızca bir kere işgal edilen İstanbul, konu bile edilmez. Herhalde sebebi Mehdi ve Süfyanı isgalde bulama-maları olacak. E tabi Deccal yani ağa babası Süfyan, Minare boyunda alnında kâfir yazili bı ses verse dünya işitecek birisi, beklendiği icin alakası yok diye görülüyor,Mehdi de eli kılıçlı bir Komutan olarak bekliyoruz. Oysaki  Mehdiyi Azam çıktığında Ulemadan bile tanınmayacak Çünkü mutesabih hadisler tevil edilememiş, zaten nazarî meseleler perdeli, derin, tetkik ve tecrübeye muhtaç olmalı ki, imtihandan maksat hasıl olabilsin.
    Ama yinede işgal sırasında ölümü göze alıp karşı fetva veren (işgal edilen topraklarda düşmanın lehine fetvalar şeran caiz değildir  diyen) İngilizlerin yakalandığı yerde vurulması emredilen, ve siper arkasında savasmaktan hoşlanmam diye Ankara'ya telgraf cekenler vardı tabii.  Bana kalırsa işgalden önce İstanbul'a gelerek ilmi sahada dünyaya meydan okuması ve gereğini yapması bazı sır perdelerini yıkmıştır.
    *** 4. sü Bu savaşla birlikte Deccalin ve Mehdi (as) çıkacağı
    Bu konuya yukarıda bı nebze değinilmiştir.. daha fazlası ateşten kelimelerdir.. Hasılı kelam 1. Dünya savasi, Ahirzaman olaylarinin tam ortasındadır. Bizim için elemi gitti lezzeti kaldı denilen olaydir,  tabi lezzet bile içinde gayret gereklidir.

    YanıtlaSil
  12. -İslamabad'daki gösteriler Karaçi, Lahor, Faysalabad, Pencap, Sind, Hayber Pahtunhwa kentlerine de sıçardı.
    Hükümet ordudan yardım istedi.
    Pakistan ordusu da göstericilere karşı güç kullanılmasına karşı olduğunu bildirdi.
    Hükümete 'göstericilerle müzakere edin' tavsiyesi geldi.
    demek yeni bir darbenin şartları olgunlaşması için halk sokağa döküldü
    kardeş dost pakistana yazık oluyor
    nükleer silaha sahipler ama ortak akıl asgari müşterekleri yok

    YanıtlaSil
  13. merhabalar öncelikle şunu belirtmek isterim ki bu siteyi severek takip ediyorum.

    YanıtlaSil
  14. reklam olmasın diye adını vermek istemediğim bir sitede drive.google.com/file/d/1Bg- Y5WdmjDxfWgx_3OrblUpGK1eVQzJF/ view?usp=sharing bu kitabı buldum oradaki kişiler bu kitaba inanmamışlar açıkcası ben de şüpheyle yaklaştım ve bu konuda siz büyüklerimin düşünceleri benim için önemlidir. bu konuda yorumlarınızı bekliyorum. teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  15. sakarya bize bulmaca çözdürmeden daha net konuşmanı tercih ederim..allaha emanet olunuz

    YanıtlaSil
  16. Amer ika, Suudileri ikiz kuleleri vurmakla suçlayıp 700 milyar dolar istedi. Suudiler mesajı alıp ellerinde avuçlarında ne varsa verip canlarını kurtarmaya çalışıyorlar.
    Benzer biçimde Turkiyeyi Iran ambargosunu delmekle suçlayıp külliyetli miktarfa ceza kesmeye niyetliler. Bu isin sonu galiba önce Natodan çıkmaya daha sonra Amik ovası savaşında ülkeyi işgale kadar varacak.
    Ümidimiz eninde sonunda müslüman Türkiye bu badireyi de atlatır inşaallah. Amer ika ve onunla beraber ülkemize girenlerin milyon ölüsü Toros dağlarında kalır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu bir yağma savaşıdır. Silah şirketleri nereden para kazanacak? Elbette savaş çıkararak.. Silah satarak... Amer ika modası geçmiş silahı başkasına satar. Baskasina asla kendisine tehdit oluşturacak silahı vermez.
      Rusyaya karşı bizi koruyacak diye Natoya girmişiz. Ancak cok geç anladık ki asıl tehdit o imiş.
      Islam birliği olmadan milli ve bağımsız siyaset imkanı yok. Ayasofya camiye cevrilmeden bağımsızlık zor...

      Sil
    2. "Cenâb-ı Hak şu ümmetin üstünde hem deccalın kılıncını, hem de büyük harbin kılıncını beraber cem etmeyecektir.“.....
      belkide abd pasifikde belasını bulacak
      natoda olmak bir dert olmamak iki dert
      biz natodan çıkarsak yerimize israil alır nato uçakları ve yunan bize saldırır boğazları ve güneydoğu ve doğuyu almak ister
      sanayimiz çok geri motor araba yapamıyoruz daha
      enerjide dışa bağlıyız 400 milyar dolar toplam borç var
      halkımızın geçim kaynağı devlet şahsi teşebbüs çok az onlarda devlete dayalı
      özellikle 12 yıl mecburi eğitimden sonra gençlerimiz mesleksiz niteliksiz
      eksilerimiz çok fazla
      bu ara cıa fetöcülerin türkiyedeki paralarının peşine düşmüş 50 milyar dolar haberleri var
      bırakalım solu süleymancılar dahil bazı islamcı gruplar fetöyü aratmıyorlar
      rusyaya dayanmak iş değil putin olmasa onlarda bitmişti
      dişimizi sıkıp natoda kalacağız çare görünmüyor

      Sil
    3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    4. iran yemende suud un tanıdığı sabık başkan salihi kaddafi gibi öldürttü yemene dikkat
      suud iran kapışması başlayabilir
      suudlar son kuruşlarınıda kaybedecekler demek

      Sil
  17. Gelecekte olacak hadiselerin bildirilmemesinin bir hikmeti insan iradesini baskı altına almamak, bazen de insanların tembelliğe düşmesinin önüne geçmektir denilmiştir. Örneğin, gelecekte olacak hayır için insanın çabası gerekli olabilir. Ancak insan bu hayrın olacağını bilirse nasılsa olacak deyip fedakarlıktan kaçınabilir. Bu durum insanın yaratılış hikmetine aykırı olduğu gibi bir anlamda beni israilin "Sen ve Rabbin git savaş" hezeyanına da götürebilir. Elbette Cenabı Hak dilese bahar hemen gelir. Ama belki de muradı ilahi insanların çalışarak didinip bahar için çalışmasıdır. Nasılsa bahar gelecek diye düşünüp boşverilirse belki de Cenabı Hak bu hımbıl ve tembel kullarım bahara layık değil, bahar geciksin veya hiç olmasın diye takdir edebilir. Savaşmak istemiyen beni israile kırk yıl kudüsün verilmemesi gibi.

    YanıtlaSil
  18. abd türkiye ye vize yasağını kaldırdı
    abd türkiye ye füze satışını onayladı
    abd bakalım 3 ocakda zarraf davasını düşürecekmi
    bu ara iran karıştı
    iranı göstericiler yakıp yıkıyor
    suriyede binlerin katili iranı elbet sevmiyoruz
    lakin kışkırtıcılar abd ve batı
    bir şey çıkacagını sanmıyorum çünkü rejimin 20 milyona yakın milis gücü var
    yarın bu güçler sokağa iner vinçler çalışmaya başlar
    bu ara suud prensesine atfedilen bir söz var
    Selman bin Abdülaziz el-Suud, bayram namazını Tahran'da kılacağız

    YanıtlaSil