.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

6 Aralık 2017 Çarşamba

KUDÜS FİLİSTİN'İN BASKENTİDİR

ABD Başkanı Trump Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdıklarını açıkladı. Karara karşı çıkan ilk Avrupalı lider Fransa cumhurbaşkanı Macron oldu. Macron ABD'nin tek yanlı kararını desteklemediklerini bildirdi.
Karara Filistin devlet başkanı Mahmut Abbas şiddetle tepki gösterdi. Kararı tanımadığını
 Ve Kudüs'ün Filistin'in ebedi başkenti olduğunu soyledi. Hamas'tan "Karar cehennemin kapılarını aralamıştır" açıklaması geldi.
TBMM'de siyasi partilerin yayınlanan ortak bildirisinde "Bu maceracı girişimi kesin ve tartışmasız bir biçimde red etme iradesi" deklare edildi.

66 yorum:

  1. Macronu da rusu da avrupasi da destekler çini de dahil cunku kufur tek millettir. Adamlar asagimiza guneyimize bosuna siginak yapmadi hem iste boyle can bogaza geldi yeter artik geregini yapacam dediginde kudus icin birsey yapamiyorsun guneyde 100 bin kisilik milis var hemde adam onu bir silah gibi yeri geldiginde kullanacak israil son demlerini oynuyor sonu yakin da bakalim nasil olacak. Sular iyice kayniyor sabirlar tasiyor.

    YanıtlaSil
  2. israil in yıkılması idare ettiği kendini ayakta tutan abd nin yıkılmasına bağlı
    abd nin yıkılmasıda dünyada rezerv para kabul edilen abd dolarının yıkılmasına bağlı
    abd bir kamyon pamukdan imal ettiği kağıdı boyayıp üstüne 10-20-50-100 yazıp arabın petrolünü türkün incirini üzümünü hindin afrikanın tekstilini muzunu ülkesine getiriyor
    bütün yılllık ihtiyacını birkaç kamyon dolusu kağıdla karşılıyor
    bu paranın hakimiyeti yıkılırsa yani ulusal paralarla veya altına dayalı sistemle uluslar arası ticaret yaygınlaşırsa
    abd milletleri daha fazla dolandıramayacakdır
    bunun ilk adımları iran türkiye rusya çin arasında atılıyor
    inşallah millet olarak bu alçakların hegomanyasından kurtuluruz
    3000 yıllık başkentimiz diyen adam elbet vaadedilmiş dediği topraklarada göz dikmiştir
    kudüs aslında 1967 de düşmüştü
    bu aptal israil bu kadar vurgundan sonra yurtta sulh cihanda sulh deseydi orada belki 100 yıl yaşayacaktı
    kavga yolunu seçti ne kendi rahat edecek nede kimseye huzur verecek
    bölge hızla silahlanacak daha çok kan gözyaşı akacak akacak

    YanıtlaSil
  3. 1*Lafı kıvırmadan baştan söyleyeyim. Gerçi filmin sonunu söylemek heyecanı söndürür, ama ehl-i akıl için ibret dolu bir döneme giriyoruz. Din tamamlanırken, Fetih Suresi’nin işaret ettiği Mekke’nin Fethi ile başlayan fütuhat sona erecek. İsrail 50 yıldır işgal altında tuttuğu (1967) maşası ABD’nin onaylaması ile Kudüs Başkent olduğunu 22 yıl sonra kabul ettirdi. Yani çakma devletinin sözde başkentine kavuştu. Yani gücünün zirvesine geldi. Bu onun idam fermanıdır. 70 yıl önce kurduğu devletin yıkımı 6 Aralık 2017, 18 Rebiüllevvel 1439’da başladı. Şimdi esasa dönelim.

    Kudüs-i Şerif tarih boyunca binlerce sene Yahudilerin vahşetine ve peygamberlere yapılan zulümlere sahne olmuş mukaddes bir şehirdir. Bu vahşetin son bir örneği 6 Aralık günü Siyonist vekili ABD’nin eliyle siyasi olarak sergilenmiştir. İslam’ın ilk kıblesi olan bu mukaddes şehir Hz. Ömer’in zamanında İslam adına fethedilmesinden sonra bir kez elden çıktı ve Haçlıların eline geçti: 1099-1187. Haçlılar daha sonra Kudüs’ü almak için çok seferler düzenlediler ama muvaffak olmadılar.

    Ne zamana kadar? 1917’ye kadar. O Tarihte Allenby kumandasındaki Siyonistlerle anlaşan (1860) İngiliz ordusu Kudüs’e girdi. Yani Kudüs bizden Osmanlı’dan yani Türk devletinin elinden alındı. Ve o yıl Yahudilerin Filistin’de devlet kurma hakkı olduğu İngilizler Belfour Beyannamesi ilan edildi. Yani İngiliz kiralık asker gibi ve siyonistlerin vekili olarak o şehri bizden aldı. Ve İsra Suresi 104 ayetinin işareti ile o tarihten itibaren dünyanın dört bir yanındaki Yahudiler Filistin’e akın etti. Kur’an’ın işari ihbarıyla ikinci Yahudi fesadı başladı.
    Kur’an’ın Yahudilere ikinci kez hitabı şöyle: (İyilik ederseniz, kendiniz için iyilik edersiniz. Kötülük ederseniz, o da kendinizedir.) İsra/6. (Bakarsınız, Rabbiniz size merhamet eder. Fakat dönerseniz, Biz de döneriz.) İsra/8.

    1947’de BM Kudüs’ü uluslararası bölge ilan etmesine rağmen bir yıl sonra İsrail devleti kurulur kurulmaz şirretliğini hemen gösteren Yahudiler 26 Temmuz’da Batı Kudüs'ü ilhak etti. Yetmedi, 1949’da İsrail Kudüs’ü başkent ilan edip Knesset’i (Meclisi) Kudüs’e taşıdı. Ve genişlemek için her çareye başvuran İsrail, 1956 savaşından sonra bu kez 1967 yılında 6 gün savaşında 7 Haziran’da Kudüs’ün doğusunu da işgal etti. İki yıl sonra da Mescid-i Aksa bir Siyonist tarafından kundaklandı. Bu kundaklama ilk kez bütün alem-i İslam’da infiale sebep olurken sonradan şehit edilecek Suud Kralı Faysal’ın çağrısı üzerine İslam Konferansı Kudüs ve Mescid-i Aksa için toplandı. O tarihe Kur’an Nahl Suresi’nin 96. Ayeti ile işari olarak bakar: “Elinizdekiler tükenir; Allah katındaki ise kalıcıdır. Sabredenlere, ödüllerini, yaptıklarının daha güzeliyle vereceğiz.”

    YanıtlaSil
  4. 2* Bu ayet her asırda olduğu gibi 14. Hicri asırdaki küllü manalarının bir ferdi olarak ebcedle 1938’e işaret eder. 20 yıllık emperyalist işgaline sabredenlerle Süfyan’ın zulmüne direnen mü’minlere Cenab-ı Allah mükafatlarını vereceğini müjdeliyor. Bir yıl sonra başlayan 2. Cihan Harbi ile İslam Dünyasını işgal edenler birbirini yemeye başlayınca 6 yıl sonra güç kaybına uğrayarak topraklarımızdan çekilmeye başlayacaklar. Bu ayet 30 yıl sonrasına da işaret ederek (1969) İslam’ın genel uyanışının başlayacağını ve 50 yıl sonra mü’minlerin sürunun yani sevincinin zirve yapacağına remzen bakar. (2019)

    Hatırlatayım 1. Cihan Harbi’nde Siyonist fitnesi ile 3 imparatorluk tasfiye edilerek İsrail’in kuruluşu için ilk adım atılıyor.(1917) 30 yıl sonra ise 2. Cihan Harbi ile finans ve siyasetle etkiledikleri ABD, dünya sahnesine çıkarılarak İsrail Devleti’ni kurduruyorlar. Bu sırada İslam dünyası işgal ve büyük bir tükenmişlik içindedir. Tıpkı ayetin bildirdiği gibi: “Elinizdekiler tükenir; Allah katındaki ise kalıcıdır.” Yani Rum (Türk) mağlup olmuş (1909-1913) . Emperyalist işgali ve İslam Deccali’nin zulmü ve küfri hakimiyeti İslam dünyasını tüketmişti. Ancak Cenab-ı Allah mü’minlere müjdeyi ayetin devamında veriyor: “Sabredenlere, ödüllerini, yaptıklarının daha güzeliyle vereceğiz.” (Burada Mehdi’ye işaret de var) Bu ödülün başlangıç tarihi 1969. 50 yıl sonra sabırla hizmet eden Mehdi cemaatine ve diğer ülkelerdeki ehl-i imana mükafaatlarının artarak verileceği ve bunun 2019’da zirve yapacağını müjdeler. Bunun içinde iki sembol de var. Puthane yapılan Türk’ün kılıç hakkı Ayasofya ve işgale uğrayan Kudüs.

    “Resulünü, bütün dinlere üstün kılmak üzere hidayet ve hak din ile gönderen Odur-müşrikler isterse hoşlanmasınlar” Tevbe/33 ayetinin 14. asra bakan mana mertebelerinin biri daha devreye girer. “Resulünü, bütün dinlere üstün kılmak üzere hidayet” cümlesi 1427-1434 arasında, “bütün dinlere üstün kılmak üzere” cümlesi ise 1441 ile 1446-56 dönemine bakar. Yani Tevhid’in küresel hakimiyetini müjdeleniyor. Fetih Suresi’nin 10. Ayeti olan “Sana biat edenler Allah'a biat etmiştir” ise 1447-1449’a işari olarak bakar. Nur-u Muhammedi (as) ve Tevhid güneşi her yere ulaşacak. Bunların olabilmesi de Deccallerin anası İsrail'in ortadan kaldırılmasına bakar.

    Bütün bunları niçin veriyorum? 1773 tarihinde bir araya gelen Yahudi ileri gelenleri dünya hakimiyetleri için Deccal’in hurucuna karar verir. Ve Hıristiyan ile İslam dininden intikam almak için dinsizliğe zemin hazırlar. Bunun ilk ayağı Darwin ise, ikinci ayağı Karl Marx üçüncü ayağı da Freud. Ve dinin zayıflaması sonucu iki cihan harbi sonrası İsrail kurulur. Yani Büyük Deccal ile Küçük deccali çıkarılarak devlet kuran Yahudiler iki dinin hedefi haline gelecektir. Mehdi-Mesih.

    YanıtlaSil
  5. 3*Yine 1938’den itibaren Mesih cemaatinin dinsizliği temsil eden artan komünizm tehlikesine karşı hitap alınmaya başlandığı o tarihten itibaren bir başka ayet 3 ayrı devrenin sonunda 2020-70 dönemine Tevhidin küresel hakimiyetine işaret eder. Bu arada küresel çapta Siyonist hakimiyeti 1975’ten itibaren etkilerini göstermeye başlayacaktır. Ama boşuna çünkü Tevhid hakimiyeti için fesad milleti yok edilecek.

    Birinci Melheme ile Ortadoğu’ya akın eden Yahudiler 2. Melheme sonrası devlet toprağına da kavuştular. 3. Melheme ile de bölgeyi yine vekalet yoluyla fitne ve fesadları ile kana boğarak genişleme hesapları yapılıyor. 1991’den beri devam eden 3. Melheme fesadının sonuna geliyoruz. Başkan Trumap bunu siyasetin farkına varmadan ilan etti. Yani son oyun sahneye kondu. Şimdi gelelim Mehdi’nin ihya ettiğine bakalım.

    Kudüs’e gelen ve tanışan ilk Türk devleti Selçuklular oldu. Sonra aralarında Türklerin de bulunduğu Eyyubiler Kudüs’ü haçlılardan geri aldı. Harzem Tatarları 1244’te Kudüs Hıristiyanlarını yağmaladı. 1517’de ise Yavuz Sultan Selim Kudüs’ü Osmanlı Devleti’ne kattı. Kudüs 400 yıl Osmanlıların elinde kaldı. Ne zamana kadar?. Büyük Deccalin huruç ettiği, Osmanlı’nın Ortadoğu’da batılı emperyalistlere mağlup olduğu 1917’de. Kudüs ve Filistin'te o tarihten başlayarak 30 yıl kimsenin anlatmadığı ve yazmadığı büyük bir Siyonist vahşet uygulaması başladı. Önce dünyanın dört bir yanında gelip yerleştiler. Sonra (bizim alçakların iddia etiğinin aksine) toprak edinmek için başvurdukları satın alma yolunu denediler. Ama Filistinli Araplar direndi. Satmadı. O zaman da katliamlara, teröre başvurarak toprak edinmeye çalıştılar. O dönem doğru dürüst yazılamamıştır. Pek bilinmez. Sonra devlet kurunca da baskı ve zulümle yakıp yıkarak toprak gasbına başladılar.

    İsrail 1950 sonrası genişlemek için çevreye sarkmaya başladı. Özellikle Bağdat Paktı’ndan sonra kendisine vaad edildiğini iddia ettikleri toprakları elde etmek için etnisiteleri kışkırtarak bölücülüğe başladı. Özellikle 1960 darbesinden sonra Türkiye’ye anarşi ve Kürt kartını sürdü, Lübanan’da dini ve mezhep kışkırtıcılığına başladı. 27 Mayıs sonrası İsrail istihbaratı darbeci askerlerin izniyle içimize sızdı. ABD’liler ile bütün mahrem birimlerimize kadar girdi. CIA ile çalışan MOSSAD sokak hareketlerini tahrik ederek önce Türk gençlerini 1960-70, daha sonra Kürtleri teröre itti 1980 sonrası. Kur’an bunun başlangıcı olarak 1381 yani 1961 tarihine işaret eder Enbiya Suresi ile.

    YanıtlaSil
  6. 4* Şimdi 1975 tarihinde başlayan finansla küresel hakimiyet ve batıda Neoliberal iktidarlar İsrail’in önünü açtı. Özellikle Sovyetlerin 1980 sonrası zayıflatılarak 1989’da yıkımından sonra siyonist vekili batılı ülkeler İslam dünyasını hedef aldı. Bu arada İsrail, Yinon Planı ile 9 İslam devletini 22 devletçiğe bölmek için kolları sıvadı. Kıbrıs harekatı sonrası uygulanan ambargo ile Türk silahlı kuvvetleri silah ve teçhizat sıkıntısına düştü. Öyle olması isteniyordu. Çünkü güçlü ve silahı olan askerimiz İsrail’e muhtaç olamazdı. Ve İsrail, 28 Şubat döneminde ABD’li neoconlarla binbir dalavere ile askeri kanadı etkileyerek stratejik işbirliğine zorladı. Kürt kartını kanlı açtı. Ve bu arada 1995 yılında başlayarak emniyet ve askeriye ile bürokrasiye sızan FETÖ yönlendirilmeye başlandı. 1990’larrda Kürt terör karşısında zaafa düşen TSK’nın hazırladığı silah ve teçhizat plan ve projeleri FETÖ ve NATO üzerinden engellendi. Ama Nahl Suresi’nin 96. Ayeti Mehdiyet ile hükmünü icra ediyordu. Bütün bu şarlatanlıklara karşı 3Kasım milletin karşı darbesi geldi. Ve 2006-07’den itibaren hızlı bir hakimiyet ve yükseliş başladı. 2006’daki İsrail’in son Gazze kahpeliği üzerine iktidar araya mesafe koydu. 2009’da ise aleni olarak one minute ile tavır alındı. Davutoğlu Başbakan iken 2011 sonrası yaşanan olayların sebebi olarak “One minute” çıkışını gösterdi. Ayrıca güçlenen Türkiye İsrail’i ve neoconları telaşa düşürdü. Ve 2010 sonrası İsrail için bölgemizi ateş çemberine çevrildi. O tarihten sonra yaşananları biliyorsunuz.

    Siyonist-neocon kumpasları Ortadoğu’da her ülkede etkili oldu. Ama 2011’den sonra Türkiye’ye diş geçiremediler. Geçiremedikleri için işi ciddiye alarak saldırdılar. İşte bütün bunlardan sonra Başkan Trump’u bu karara zorladılar. Ama bu karar İsrail’in ölüm fermanıdır. 1441 tarihinden itibaren her an İsrail yıkıcı ve çok ağır bir darbeyi yiyecek. Çünkü bu karardan sonra yapacakları tek bir şey kaldı. Kürt kartını bütün vahşetiyle piyasa sürmek. Zaten bunun için Kürt anarşistler 4 bin TIR dolusu silahla güçlendiriliyor. Trump da bu işin içinde. PKK-YPG Türkiye için hazırlanıyor. DAEŞ ise anlaşmalı olarak Sina’ya götürülüyor. 2015’ten beri çalışma yapılıyor. Niçin? İsrail Filistinlileri Gazze’ye sürerek onlara butik bir devlet kurmak istiyor. Bunun için 2006’da uygulamaya koyduğu planlarla amacına ulaşmak üzere. Mısır lideri Sisi’yi aldatarak böyle iğrenç bir plan uyguluyorlar. Bizim ulusalcı-milliyetçi akl-ı evveller BOP diye ortalığı velveleye verirken İsrail malı götürdü kimsenin haberi bile olmadı.

    YanıtlaSil
  7. 5*Ama 15 Temmuz ve 6 Aralık İsrail’in hem dini, hem siyasi açıdan ölüm fermanıdır. İsrail’in ortadan kaldırılması siyasi değil dini bir kaderdir. Bunu takdir eden Cenab-ı Allah’tır. 1897 yılında Basel’de kurulan İsrail'in 120. yıl dönümünde ölüm fermanı imzalandı. Artık kaoslu bir iki yıldan sonra Kuran’ın İsrail oğulları için öngördüğü “zillet” ve “meskenet” hükmü yine infaz edilecek. Bunu hiç kimse önleyemeyecek. Bazı hususları es geçmek lazım. Çünkü operasyon çok acip olacak. Ve Rum’u yani Türk’ü 1909’da mağlup eden mağlup tarafından mahvu perişan edilirken yeni bir dünya kurulacak. 1-İttihad-ı İslam 2- Hıristiyan aleminin İslam’a desteği 3- 2020 tarihinden başlayarak Mesih cemaatinin desteğiyle Tevhid’in 16 yıl sonradan başlayarak 50 yıl içinde hükmedecek. Bu mesih cemaatinin Mehdi cemaatine dinde uyarak yapacakları bir hizmettir. Mehdi ile tamamlanan dinin fethi, Mesih’in cemaati ile tamam olacak. Ve Seb’a Mesani’nin işaret ettiği 1400 yıllık İslam hakimiyetinden başka 70 yıllık bir İslam’ın cihan hakimiyetinin şaşası yaşanacak. Bu Cenab-ı Allah’ın vaadidir. O ne takdir ederse o olur. Ve o zaman ne yapılacak. İzacae narullahi ve fethu sonrası Allah’ı tesbih ve istiğfar etmektir. Çünkü Fethin maksadı dünyevi şaşaa değil imanın güçlendirilmesidir. Mehdi bunu iman hakikatleri ile vesile olurken, Meshi cemaati ona siyaseten yardımcı olacak. İnşaallah bunu hep göreceğiz.

    Ama şimdi dayanışma yani ittihad zamanı. Mehdi mezhepler gibi meslek ve meşrepleri de birleştirmeyecek. Herkes kendi meslek ve meşrebinde kalarak esasta ittihat mecburiyeti vardır. Bu zamandaki en büyük farz vazife budur. Biz, üç asırdır Siyonistlerin amaçlarına ulaşmak için sergilediği azmin milyonda birini bile gösteremedik. Ve gümbür gümbür yıkıldık. Bu kez bu yaşanmamalı. Bunun da yolu ittihattır. Al-i İbrahim ile Al-i Muhammed (as) seyyidleri de yardıma gelecek. Ve alem-i İslam’ın ittihadına vesile olacaklar. Bu ittihadın motoru ise Türkiye’dir.

    Çok uğurlu bir rakam olan 13 Aralık’ta yapılacak İslam Kongresi bir şuurlanmaya vesile olacak veya olabilir. Ama esas vazife Mehdiyet’in ayağa kaldırdığı ve desteklediği Türkiye’nin atraksyonları seyredilecek. Öyle olduğu için çok fena sıkıştırılacak. Ama kader hükmünü vermiş bir kere. Ve Cenab-ı Allah vaad etmiş:

    “Sabredenlere, ödüllerini, yaptıklarının daha güzeliyle vereceğiz.”

    YanıtlaSil
  8. II. ABDÜLHAMİT HAN ’IN ÖNGÖRÜSÜ:
    Büyük Hakan Abdülhamit Han Beylerbeyi sarayında göz hapsinde iken ziyaretine gelen Enver Paşa’ya özetle şunları söylüyor:
    “İçinde bulunduğumuz savaşı (1.Cihan Harbi) kaybedeceğiz. Almanlar bu savaşta Yahudilerin oynadıkları rolü unutmayacaktır. Dünyada Yahudilerin güçlerini bilmedikleri için intikam almaya kalkacaklar. Bütün dünya da Almanya’ya çullanacak; İkinci Dünya Harbi kopacaktır.

    Yahudiler zulme uğramış telakki edilecek ve rüyalarını gördükleri Filistin’de devletlerini kuracaktır.

    ÜÇÜNCÜ DÜNYA HARBİ DE BURADA GÖMÜLÜDÜR.”

    Hüsamettin ERTÜRK
    https://gaybihaberleri.blogspot.com.tr/2013/03/ii-abdulhamit-han-in-ongorusu.html

    YanıtlaSil
  9. “Rahmet-i İlâhiyeden ümit kesilmez. Çünkü, Cenâb-ı Hak, bin seneden beri Kur’ân’ın hizmetinde istihdam ettiği ve ona bayraktar tayin ettiği bu vatandaşların muhteşem ordusunu ve muazzam cemaatini, muvakkat arızalarla inşaallah perişan etmez. Yine o nuru ışıklandırır ve vazifesini idame ettirir. “Elindeki kılıncı ayağına vurdurmaz, düşmanına vurdurur. Kur’ana hizmetkar eder. Ağlayan Alem-i İslamı güldürür.” (26. Mektub, 3. Mebhas. 7. Mesele)

    YanıtlaSil
  10. Bir gün bu tayyareler İslamiyete büyük bir hizmet edecekler... Bediüzzaman

    YanıtlaSil
  11. Sayfayı yoruma boğmuşsunuz ayetleri hadisleri lime lime ediyorsunuz
    Ben ayetleri hadisleri az çok okumaya çalışıyorum ama ne deniyorsa onun çıktığını görüyorum bazı alimler illaki daha derin anlamları görüyorlar fakat aslına da ihanet etmiyorlar
    Bediüzzaman hazretleri büyük alimdir fakat eserlerinde ki dil yapısı biraz karmaşıktır buna rağmen ifadeleri nettir risaleleri sizin sulandırılmış yorumlarınızdan beri görüyorum kusura bakmayın

    YanıtlaSil
  12. Reis Yunanistan'da külhanbeyi gibiydi masallah.. trumpın Kudüs kararı Reisi çok kızdırmış acısını Yunanistan'da çıkarır gibiydi,Lozan anlaşmasının kasıtlı gündeme getirmiştir benziyor Ya lozani uygulayın yada Ayasofyayi acarima demeye getiriyor... Bana öyle geldi inşallah Ayasofya bir an önce acilir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçen gün Ergun Diler,ABDnin Kıbrıs planı ile ilgili birşeyler yazdı. https://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2017/12/13/lefkosa-plani
      Reis Yunanistan da konuştu ama sanırım ABDye mektup yazdı.Doğu Akdeniz petrol yatakları için Kıbrısa yunanistanla birlikte saldırı yaparsanız Lozanı tartışırım, Yunanistandaki müslüman nufusun hakları için batı trakyayı işgal ederim dedi diplomatik dille.

      Sil
    2. Aksakallı Paşa'nın 2. Kolordu komutanı olarak atanması boş değil arkadaşlar. 2.kolordu Gelibolu ya bağlı ve Trakya bölgesi sınırlarının savunmasına bakıyor. Yunanistan'ın da geri adım atması korkudan dolayı. Rusya ve Türkiye nin blöf yapmadığını görüyorlar. Artık meydan okuyoruz. İşler ciddi. Herhangi bir sıkıntıda savunmadan önce saldıracağız. Sıkıntı büyük ve biz hazırız.

      Sil
    3. İstanbula yeni kanal projesi de bununla ilgili sanırım. Montrö anlaşması gereğince boğazı kapatamıyoruz. Eğer İstanbula /Trakyaya bir saldırı olursa İstanbula yeni kanal açarım/Montrö anlaşmasını fes ederim demek isteniyor.

      Sil
  13. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mehdi hadislerinin tamamı TR hakkındadır. Orta Doğu'da geçen o ismlerin tamamı da dolayısıyla TR demektir (Bediuzzaman'ın dediği gibi).

      Mehdi'nin Kabe'den çıkışı bile döngüsel manada ve siyasi parti genel merkez binasıdır.

      30 mart cuma günü Süfyan deccal Feto saldıracak 6 ay savaşıp 9 ay 5 büyükşehri işğal edip hakim olacak 19 aralık 2018e kadr.

      20 aralıkta ise Mehdi Tbmm hükümetini kurup kurtuluşu başlatacak.

      Sil
    2. Daha önce söyledim simdi tekrar soyluyorum. Bu erbakan nikli herif fetocudur. Çünkü fetonun teröristlerinde sosyal medyada mart ayına atfen birşeyler olacağını yazmaya başladılar. Admin bu adamın geçmiş mesajlarını incelersen fetocu olduğunu göreceksin.

      Sil
    3. Niyet okumak istemem. Zahiren Fatih Erbakan taraftarı olduğuna kanaatim var. Devlet büyüklerine laf edip başımızı sıkıntıya sokmazsa farklı bir düşünce olarak herkesin burada yeri olmalı. Fetocular hariç... Feto demek a bd nin na tonun beşinci koludur. Bizim yerli ve milli olanlara kapimız açıktır.

      Sil
    4. 3. Dünya savaşının safhaları içindeyiz. Bu savaşta Türkiye düşmanı her oluşum bizim düşmanımızdır. Turkiyeyi tekfir edenler doğrudan düşmanımızdır. Deaşı pkksi ypgsi bilmem ne si hepsi ab dnin yan ordularidir. Islamin ordusu bizim ordumuzdur.
      Biz Allah yolunda savasanlara destek vermekle yükümlüyüz. Islam davasının savunucusu Turkiyedir. Eğer simdiki idarecilerimiz giderse yerine gelecek olanlar abdnin abnin adamlari olacaktır. Biz siyasetçi partici degiliz. Vatan ve milletin selametini bu yolda görüyoruz.

      Sil
    5. Deccâl … 34 yaşını geçmiş birisi olup

      https://tr.scribd.com/doc/59416918/osmanlı-resim-sanatında-kıyamet-alametleri

       ÇÖZÜM

      Deccâl : (Yezîd) II. Süfyânü’d-deccâl (‘al) Feto

      34+ : 17 aralık 2013 (14.02.1435) yargı darbesi girişimi Fetö

      34+ : 15 temmuz 2016 (11.10.1437) ‘askerî darbe girişimi

      34+ : 30 mart 2018 (12 receb 1439) C

       Yorum


      http://library.islamweb.net/hadith/display_hbook.php?bk_no=285&pid=133561&hid=820

      http://library.islamweb.net/hadith/display_hbook.php?bk_no=285&pid=133643&hid=1941

       ÇÖZÜM

      Süfyân : (Yezîd) II. Süfyânü’d-deccâl (‘al) Feto

      15 temmuz 2016 (11.10.1437) ‘askerî darbe girişimi

      +28 ay : 20 ekim 2018 (11.02.1440)

      30 mart 2018 (12 receb 1439) C

      +09 ay : 19 aralık 2018 (12.04.1440)

       Yorum

      Sil
    6. Hadislerde 34 yaşını geçmiş biri olduğunu (Süfyan’nın 3 rüyası olan 35 (yargı darbesi), 37 (askeri darbe) ve 39 (arkasında AB7 desteğiyle asıl çıkışı, hadiste 3. rüyasındaki destekçi çıkartan 7 bayraklı)daki çıkışları itibariyle Mehdi’nin Kabe çıkışı ve hükümetini kurmasına kadarki süreleri, 37deki çıkışı itibariyle 28 ay kalacağını, 39daki çıkışı itibariyle de 9 ay kalacağını haber veriyor. Buna göre:
      12 receb 1439 + 9 ay = 12 rebiulahır 1439 yani
      30 mart 2018 + 9 ay = 19 aralık 2018 arasında 6 ay savaşıp 9 ay 5 büyükşehrde hakim olacağı anlaşılır. Başı hayr olacak çünkü düşmanlarımızı öldürecek: Önce Apo'yu sonra da Ergenekoncu askeri darbeciyi yenip öldürecek. En sonunda da asıl hedefi olan Mehdi Erbakan'a saldırınca eceli gelen it cami duvarına çişer mucibince akıbete uğrayacak. 20 aralık 2018 Pş Tbmm hükümeti itibariyle hükmü bitmiş olacak..

      Sil
  14. www.fikriyat.com/yazarlar/mustafa-ozcan/2017/12/11/evanjelizm-cagi

    YanıtlaSil
  15. Zerrab davası Turkiyeyi köşeye sıkıştırma planıdır. Bugün Serdar Turgut Habertürk te yazmış. "Turkiyeye komplonun kesin delili ortaya çıktı" yazısı ilginç... Türkiye ortadoguda Abd planlarına set çektiği için bu iş eninde sonunda abd nin 1 milyon ölü bırakarak yenilmiş olarak geri çekileceği savaşa dayanacak..

    YanıtlaSil
  16. Petrolde son vuruş.. Kenan Alkin'in Sabah gazetesindeki yazısı... 18. Aralık 2018

    Dünya üzerinde teknoloji değişimi oluyor. Petrole bağlı teknoloji giderek terk ediliyor. Abd bu değişimden önce son vurgunu yapmak için petrol üretimini arttırıyor. Elindeki son rezervleri kullanıyor. Bu nedenle ne körfez ülkelerinin ne de Rusyanın kendisini geçmesini istemiyor.
    Kerem Alkin diyor ki: körfez ve iranı birbirine düşürür ve 23 milyon varil Hürmüz boğazından geçmezse Dünya petrol ihtiyacını buyuk ölçüde Abd den temin etmek zorunda kalacak...
    Işte bu noktada biz Abdullah Dağistaninin Iran'ın Hürmüz boğazına saldiracağı savaş gaybi haberini hatırlıyoruz.
    Bugun hem arabistan hem de iran yayınladıkları videolar ile birbirlerini tehdit etmekteler.. Maalesef petrol parası lüks yaşama veya silaha yatırıldı. Şimdi bu silahları müslümanlar birbiri üzerinde deneyecekler.
    Bediüzzaman'ın ifade ettiği gibi "bir asır sonraki bulut karanlığı islam aleminin üzerine çöküyor. Bu karanlığı kaldıracak Hz. Mehdinin şakirdleri olabilir demiştir.
    Son olarak bugün Trump Amerikanın yeni güvenlik stratejisini açıklayacak.

    YanıtlaSil
  17. Sayın Mustafa bey Bediüzzaman nerede "bir asır sonraki karanlık bulutlar islam üzerine çöekecek" demiş merak ediyorum.. Bediüzzaman en karanlığın dibini kendi zamanında gördüğü halde, geleceyi büyük bir aydınlık ve İslamiyet adına maddi ve manevi fütühatların olacağında hep bahseder özellikler bu zaman yani bir asır zaman sonrası için..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 28. Ayetin cifri tefsirinde eger lamlar ve mim ikişer sayılsa bundan bir asır sonra zulümatı (karanlıkları) dağıtacak zatlar. Mehdinin şakirdleri olabilir demiş [yaklaşık ifadelerle söylüyorum]
      Diger yandan Mektubatta mehdi hakkında "Alem-i islamın zulümatını [karanlıklarını] dağıtır ibaresi var.

      Sil
    2. Bediuzzamana göre birinci zulumat 93 harbidir. Ikinci zulumat osmanlının yıkılmasına sebep olan savaşlar ile istiklal harbi ve sonrasını icine alan uzun bir sürece işaret eder. Üçüncü zulumat ise kanaatimce bu zamana bakar. Bu dönem de kanaatimce yine uzun bir zamana bakıyor.
      Dehşetli ejderhanın şark-ı şimaliden istila edeceğini haber vermiş. Bazı unsurların masum Türk milletini kendi vatanında esaret altına alacağından bahsetmiş. Hemşehrilerinin Rusu teslim alacaklarını bir sohbetinde bildirmiş.
      Bunlar zulumatın bir kısmı... Ayrıca Amik ovasinda savaş hadisi, Yunanın batıdan saldırması, Hassa ilçesine kadar geri çekilme, savaşın başlangıcındaki geçici bozgun, horasandan yardıma gelecek mücahitler, Araplarla İran birbiriyle dalaşırken tahminen bu sırada yahudinin Şam üzerine yürümesi [tabi Şam'dan kasıt Turkiyeye saldırması değilse], hadiste yahudilerin Hayberin arkasına kadar gelmesi gibi bir cok konuyu düşünürsek zulumat ibaresini ben böyle geniş bir perspektiften anlıyorum.

      Sil
    3. Gaybı ancak Allah bilir. Bizim ifadelerimiz belirttiğimiz kaynaklara istinaden kanaatlerimizdir. Gerçek budur demeyiz. Haddimiz olamaz. Zaman en iyi mufessirdir. İnşaallah islam alemi fazla zarar görmeden ferec ve futuhat olsun duasindayız. Amma islam aleminin hali hazır gaflet ve dalalet tabloları şiddetli bir ameliyatı şart kılıyor. Biz de dahil...

      Sil
    4. 1*Bediüzzamn Said Nursi ve Risale-i Nur’u anlamak için, derslere iştirak etmek ve sonra kafa dağınıklığı ve zamanın menfi tesiratından kurtulup yapılacak ferdi tedkiklerin büyün önemi vardır. Risale-i Nur Kur’an’dan tereşşüh ettiğinden yani onun hakikatlerini dile getirdiğinden onun tarz ve izah ve ispat usulünü kullanır. Mesela Kur’an zekat ile ilgili bir meseleyi çeşitli ayetlerde bildirir. Beni İsrail’den veya küfürden bir çok sure veya ayette söz eder. Risale-i Nur’dan öyledir.

      Şimdi Münazarat’ta 1911 yılında “Ne yapayım, acele ettim, kışta geldim; sizler cennet-âsâ bir baharda geleceksiniz. Şimdi ekilen nur tohumları, zemininizde çiçek açacaktır” demiş. Bediüzzaman bunu neye istinaden söylemiş. Kur’an’ın ve Hadislerin gayb ile ilgili ihbarları ile tevafukat-ı Kur’aniye istinad etmiş. Yani Kur’an’dan istihraç yapmamış. Onun mana ve işari tevafuklarının gösterdiğine işaret etmiş. Sadece onun değil bütün İslam ulemasının bildiği bir hususu biliyordu. Neydi o? “Raşid halifeler devri- ısırıcı halifeler devri- emirler ve sultalar devri-cebabire (ki içlerinde Süfyan da var)ve Mehdiyet devri” yaşanacaktı. O zulumatın başladığı dönemde geldi. Hizmet etti ve gitti. Ektiği nur tohumları önce çimlendi, sonra filiz verdi sonra ağaç haline gelip meyva vermeye başladı. Şimdi bir manada baharın Niisan ayındayız. Hıdırellez’e az kaldı.

      Kendisinin hilafetin son zamanında olduğunu ve arkasından cebabirenin geleceğini bildiği için ve bunun bir asır kadar süreciğini anladığı için müjdelemiş. Yalnız bu bahar önce nereye gelecekti. Kara Bayraklılara. Yani önce Türklere sonra diğer İslam ülkelerine. Mesela bir asır sonra demiş. O bir asır ne zaman 1911-13 veya 1917-18’den itibaren anlayabiliriz. Önce kim istiklaline kazandı? Hilafetin merkezi olan eyalet. Sonra 30-40 yıl hatta 50-60 yıl sonra diğer İslam ülkeleri. Baş eyalet istiklalini almış ama fecr-i sadıka bir türlü gelememiş. Ona ne zaman gelirse Nur hızıyla diğer ülkelere gelecek.

      Sil
    5. 2*Mustafa Kardeşimizin belirttiği “Mehdi’nin şakirtleri zulumatı dağıtacak” ihbarı 1393 içindir. Çünkü o tarihte hem küçük, hem büyük deccalin, hem de ana deccalin kumpaslarına muhatap olunmuştu. İhya ve intibahın 1950-60 ve 1965-70 arasında ciddi emareleri baş gösterince iç ve dış küfr-ü mutlakı telaşlandırmıştı. Nitekim 1391’de 4 gün içinde biri başarısız 2 darbe olmuş. Yani İkincisi 12 Mart’ta başarılı olmuş. 2 yıl sonra yapılan seçimlerde 1961 tablosu tekrarlanmış. Ve o tarihte derin mihrakların yönlendirmesiyle bazı muhafazakarların katkısıyla garip bir koalisyon kurulmuştu. Ancak merkez-sağdaki o parçalanmışlık tamir edilerek MC hükümetleri kurulmuştu.O ilk MC hükümetinin kurulması için ne gibi zor gayretlerin harcandığı ne yazık ki kitap haline getirilemedi ve unutuldu. Buna anarşi tırmandırılarak ve ekonomik krizler çıkarılarak 2. askeri müdahaleye zemin hazırlanmıştı. (12 Eylül). Geçenlerde katıldığı bir TV programında yanılmıyorsam Prof. Murat Ferman, 12 Eylül CIA-Mossad darbesinin hemen ardından Ankara’ya Pentagon’dan 12 Amerikalı general gelerek, darbecilerin lideri yani onların büyük çocuğuna şunu tembihlemiş: “Sakın başörtüsünü serbest bırakmayın”

      12 Eylül bir hesabı göre ilk fecr-i kazibten 30 yıl sonra beklenen muhtemel ama olamadığı anlaşılan ve fecr-i kazip çıkan fecr-i sadık müjdesi için verilen ilk tarihti. Ondan 10 yıl sonra da olmadı. Çünkü 1417’te tağutların yani küçük-büyük deccaliyetin ortak son fitnesi yaşanacaktı.

      Bu arada bütün bu dönemlere mana mertebelerinde işari olarak bakan bir ayet vardır: “Elinizdekiler tükenir; Allah katındaki ise kalıcıdır. Sabredenlere, ödüllerini, yaptıklarının daha güzeliyle vereceğiz.”
      Yani Bediüzzaman’ın 1911’de başlayan kışın 30 yıl sonra ilk kırılmaya uğrayacağı tarihte İslam dünyasına binbir eziyet çektiren harici kafirlerin birbirini yemeye başladığı 2. Cihan Harbi ile zevale dönmeye yüz tuttuğu tarih olmuş. Ve bunun neticesinden alem-i İslam 1946’dan başlayarak esaretten siyasi istiklalini kazanmaya başlamış. 1939 tarihinden başlayarak 70 yıl sürecek bir dönemin sonunda 1911’de müjdelenen baharın belki üçüncü cemresi düşecek. Allahü alem.

      Tabi bu cemrelerin İslam coğrafyasında ilk bize düşmeye başlayacağı tarih 1969 olduğu ayetin işaretinden anlaşılıyor. O tarihten başlayarak Risale-i Nur’un işaret ettiği hayat faslında mü’minlerin memnuniyetinin artmaya başlayacağı tarih olmaktadır.

      Sil
    6. 3*Şimdi sizin sorduğunuz karanlık bulutlar mevsim itibariyle Ekim sonunda gelir ve ancak Hıdrılellezde dağılır. Ve bahar he zaman başlardı 6-7 ay sonra. Bu arada bazen kasırga ve fırtınalar çıkar, gök delinmişçesine yağmurlar yağar sel olur, bazen bahardan birkaç gün yaşanır. Yani bulutların dağılması bir anda olmuyor. Nisan yağmurunu da unutmamak lazım. Müjdeye külli bakmak lazım. Her şey hikmet ve sebepler tahtında oluyor. Lokal ve zamanınızn şartlarıyla bakıp değrelendirme yapılmamalı. Kaldı ki, faraza, şu anda 1950 yılında vefat eden dedeniz olsa ve şimdi mezardan kalkıp bakacak olsa ne görürdü, bilir misin?Sizin hayat şartlarınıza bakar refah içinde asr-ı saadet gibi bir zamanda yaşadığınızı sanacaktı.

      Çünkü onun zamanında ekmek karneyle, ezanlar jandarma nezaretinde, köyler sık sık yakılan Kur’aların ateşiyle kızıla bürünüyordu. Bediüzzaman ve talebeleri zindanları mesken tutmuştu. Unutma ki asr-ı saadette yalancı peygamberin ortalığı fitnelemesi, o asrı müşrik asrına çevirmezdi değil mi? Kaldı ki bulutlar dağıla dağıla Hıdrılelleze gelinir. Şimdi biz coğrafi çıkış yerimiz olarak kast eden Horasan’daki fecr-i sadık sonrası bütün alem-i İslam’a coğrafi olarak fecri sadıkın gelmesi kaç saat alır. 3-4 saat mi? Mühim olan Horasan’a yani Türk’ü işaret eden içinde bulunduğu coğrafyanın Süfyaniyetten tamamen arınıp İslam güneşine kavuşmasından birkaç yıl içinde bütün alem-i İslam’a fecr-i sadıkla güneş gelir. Şimdi veya o zaman “İslamiyet güneş gibidir, üflemekle sönmez. Gündüz gibidir. Göz yummakla gece olmaz. Gözünü kapayan yalnız kendine gece yapar” hakikati tecelli eder. Yani ümitsizlik halet-i ruhiyesi içinde veya külli bir nazar olmadan hadisata bakan hep gece görür.

      13 uğurlu sayısında toplanan İslam Zirvesi’nden çok önemli bir karar çıktı. Ama o konferansın içinde en önemli cümle ne idi bilir misiniz?. Kudüs’ün fethine ve Filistin Devleti’nin kurulması için söylenen söz: “İman varsa imkan da vardır”

      Alem-i İslam’ın ittihadının başşehri için söylenen bu söz aynı zamanda ittihad-ı İslam için de geçerlidir. İşte kışta gelen ve ekin yapan zatın verdiği müjde böyle gerçekleşir. Deccal huruçla gelir. Yani gaddar kuralı ve darbe ile başa geçer ve zulmeder. Güneş ise fecirle doğar ve yavaş yavaş göğe tırmanması gibi Mehdi de zuhurla gelir. Darbeyle, siyasetle, ikrahla değil. Cenab-ı Allah Azizün ve Hakimun, değil mi? O zaman?

      Sil
    7. "Dehşetli ejderhanın şark-ı şimaliden istila edeceği"

      Bu yeni ipekyolu projesi olabilirmi? Cin doğudan batıya rahatlıkla uzanmış olacak

      Sil
    8. Bediüzzaman'ın o lahikayı yazdığı vakit zahirde Komunizm ve Sovyetler tehlikesi mevcuttu. Zahire bakarsan onları işaret eder. Ancak isari açıdan bakarsak ve başka istihraclarla birlikte bakarsak bunun ertelenmiş bir öngörü olarak degerlendirebiliriz.

      Sil
    9. Bediüzzaman'ın "bundan bir asır sonra" ifadesinde bir kac tarih gizli. Bir tanesi 1393 yani lamlar ve mim birer sayılsa 1284 demiş. 10 sene sonra 93 zulümatı olan Turk-Rus savasinda ruslar Istanbul Yeşilköy e dayanmış. Yani az kalsın hilafet merkezi elden gidiyormuş. Bu zulümatı Mevlana Halidin şakirdleri dağıtmışlar.
      Lamlar ve ikişer sayılsa yakin geçmiş yada asagi yukarı zamanimiza denk gelir. Bazen tarihler bir fitnenin tohumu yada başlangıcını gosterir.
      Şimdi devletin neredeyse yokolmaktan, reconcistadan kurtuldugu yada kurtulacagi hangi olayla bağlanır yoruma açıktır. Ben henüz tam manasiyla bu olayın henüz gerçekleşmediği kanaatindeyim. Gaybı Allah bilir. Bizim görüşünüz yetersiz kaliyor.

      Sil
    10. Bediüzzaman'ın o lahikayı yazdığı vakit zahirde Komunizm ve Sovyetler tehlikesi mevcuttu. Zahire bakarsan onları işaret eder. Ancak isari açıdan bakarsak ve başka istihraclarla birlikte bakarsak bunun ertelenmiş bir öngörü olarak degerlendirebiliriz.

      Sil
    11. Bediüzzaman'ın o lahikayı yazdığı vakit zahirde Komunizm ve Sovyetler tehlikesi mevcuttu. Zahire bakarsan onları işaret eder. Ancak isari açıdan bakarsak ve başka istihraclarla birlikte bakarsak bunun ertelenmiş bir öngörü olarak degerlendirebiliriz.

      Sil
    12. 1*Bediüzzaman’ın hayat devrelerini ve geçirdiği istilahları bilmeden onun anlamak güçleşir. Bediüzzaman, harika bir zeka ve hafızaya sahip bir çocuk iken başladığı din tahsilinde hep olağanüstü haller sergilemiş. İlim hayatına geçtikten sonra bu kez bunu ilmi sahada özellikle Kur’an ve Hadis tefsirinde olağanüstü tefsir-tevil-izahlar getirerek sergilemiştir. Ancak 1926 sonrası ise adeta zamanının müceddidi olarak o güne kadar dinde açıklanmayan bir hakikate dayanarak yeni bir devre ve yola girmiştir. Bu yolda tek hedefi daima iman ve maneviyatın baş düşmanı “EJDERHA” olmuştur.

      Ejderha ahir zamanın deccalidir. Ve o ejderha bilindiği üzere ikidir.5. Şua’da bun açıklar. İslam ve Hırisityan dininden intikam almak için faaliyet gösterecek deccal bir mana ejderhadır. Küçük deccalin şeriata-ı Muhammediye ve şeair-i Ahmediye’de yapacağı tahribat sonucu büyük deccale yol açacağını anlatmıştır. Yani İslam deccalinin küçük bir coğrafyada hükmedecek olmasından kinaye olarak ona “küçük” sıfatının verilmesine rağmen insanlık tarihini en büyük dini tahribatı yaparak dinsizliğe yol açmasıdır. Yani küfrü şeddelidir. Ve onun zehir meyvası terör ve anarşidir. Yani Ye'cüc ve Me'cüc'tür

      Bütün Risale-i Nur’u okuyunca ejderhanın geçirdiği değişim safhaları şöyledir: İmanda tahribat, şeriattan tahribat, din düşmanlığı ile dinsizliğe yol açmak ve onun anarşi ve teröre inkılap etmesidir. Son safha Kur’an’ın işaret ettiği ve Hadislerde haberi verilen Ye’cüc ve Me’cüc’dür. Yani terör ve anarşidir. Kalplerdeki iman sedleri yıkılınca beşerin varacağı merhale budur. Kur’an bunu işari olarak ebcedle H.1381 tarihini verir. O hale gelmesi ise 37 yıldır. Söz konusu Enbiya Suresi’nin 96. Ayeti şöyle: “Nihayet Ye'cüc ile Me'cüc'ün önü açılır ve herbir tepeden akın ederler.” Bu ejderhanın son devresidir. Ondan sonra gelen ayet kıyamet sath-ı mailini nazara verir: “Artık hak olan vaad yaklaşmış, inkâr edenlerin gözleri donakalmıştır. 'Eyvah bize!' derler. 'Bundan habersizdik. Aslında biz kendimize yazık etmişiz” (21/97)

      Anarşi ve terör ilk önce nerede görüldü. Bizde değil mi? 1961= 1381. Buraya nasıl gelindi? Bediüzzaman ilk anarşi emarelerinin yani ideolojik zeminin göründüğü 1910’ları başında bunu hissetmiş. Veya ilmen anlamış. Ve insanlık terk-i silah edeceğini tehlikesini nazara vermiş. 1341 tarihinden sonra yaşananlar ve manevi tahribatın neticelerini ilk kez bir mektupla zamanın reislerine bildirmiş. CHP Genel Sekreterine mektup yazıp haber vermiş. Ayrıca tarih vermiş 50 yıl sonra bölünme tehlikesinin yaşanacağını söylemiş. Üstelik 24 yıl sonra 1971’e gelinen yıllarda bunun ilk acı neticelerinin yaşanacağını ve tokatlarının dehşetli olacağını Risale-i Nur’da tevafukat-ı Kur’aniyye ile belirtmiş. Niçin? Çünkü ejderha son aşamaya geçmiş. Şimdi fazla laf etmed ehl-i feraset için bazı şeyleri sıralayalım.

      Sil
    13. 2* “Biz, bütün kuvvetimizle anarşiliğe bir sedd-i Zülkarneyn gibi bir sedd-i Kur’anî tesisine çalışıyoruz." (E: 31)
      “Birinci tehlike: Bu memlekette, hariçten kuvvetli bir surette girmeğe çalışan anarşiliğe karşı sed çekmek." (E: 128)

      “O dehşetli beladan birisi: Hristiyan Dinini mağlub eden ve anarşiliği yetiştiren, şimalde çıkan dehşetli dinsizlik cereyanı bu vatanı manevî istilâsına karşı Risale-i Nur bir sedd-i Zülkarneyn gibi bir sedd-i Kur’anî vazifesini görebilir." (M: 482)

      “Sedd-i Zülkarneyn’in tahribiyle, Ye’cüc ve Me’cüclerin dünyayı fesada vermesi gibi; şeriat-ı Muhammediye (A.S.M.) olan sedd-i Kur’anînin tezelzülüyle de Ye’cüc ve Me’cüc’den daha müdhiş olarak ahlâkta ve hayatta zulmetli bir anarşilik ve zulümlü bir dinsizlik fesada ve ifsada başlıyor." (K: 149)

      “Bize ilişenler, anarşilik ve belki komünistliğe zemin ihzar ediyorlar." (E: 31)

      “Çünki bolşevizmin (Marksist-Leninst), müslümanlar içinde anarşilik mahiyetinde küfr-ü mutlak ve fikr-i tabiatla yerleştirilmesine mukabil, ancak ve ancak Risale-i Nur’un fevkalâde kuvvetli hakikatları çıkabilmesinden, milliyetperver ve vatanperver ve siyasetçiler ve dindarlar, Risale-i Nur’un arkasına girmeğe ve onunla barışmağa ve onunla siper almağa bir yol açılıyor nazarıyla bakıyoruz." (E: 105)

      “Hattâ şimdi de komünistlik içindeki anarşistin ehemmiyetli efradı onlardandır." (Ş: 588)

      Eski tarihte maddi sedlerin yıkılması sonucu ortaya çıkan ve ortalığı zir ü zeber eden Ye’cüc ve Me’cüc ahir zamanda medeni bir zamanda ortaya çıkışına yol açan sedleri kim yıkacaktı?. Gördük. Kur’an’ın ilgili ayetinde seddin, seddün ve sedden okunması şekilleri buna işaret eder. Ye’cüc ve Me’cüc’ün önündeki sedlerin Zülkarneyn zamanında maddi, ahir zamanda ise ejderhanın devrinde kalplerdeki manevi sed olduğu anlaşılır ve öyle tefsir edilmiştir. O zaman Ortalığı terör ve anarşi istila eder.

      PKK Marksit bir örgüt değil mi?

      Sil
    14. 3*Şimdi 14. Sure’nin 10. Ayetini vereceğim. Dikkatinizi çekerim. Burada rakamla işari bir tevafuk var. 14. asrın 10 yılında Bediüzzaman, insanlığın anarşi karşısında terki silah edilecek tehlikeyi anladığı zaman. 14. Asır = 1300 yıllar. Bediüzzaman'ın o tehlikeyi belirttiği yıl:1910-11.

      14/10 ayet numarası bir tehlikeye daha işaret eder. Türkiye’yi bölünmenin eşiğine getirecek bölücü terör ve anarşinin zirve yapmaya başladığı tarihe bakar. 1410 (M.1990) . Şimdi bu ayeti niçin verdim. Çünkü Bediüzzman ejderhayı teşhis ettiğini bu ayetle tanımış:
      "Peygamberleri onlara dedi ki: Gökleri ve yeri yoktan var eden Allah hakkında şüphe olur mu?”14:10. Bu ayetten mülhem Bediüzzaman şöyle der:

      "(Rumi) 1338’de Ankara’ya gittim. İslâm Ordusunun Yunan’a galebesinden neş’e alan ehl-i imanın kuvvetli efkârı içinde, gayet müthiş bir zındıka fikri, içine girmek ve bozmak ve zehirlendirmek için dessâsâne çalıştığını gördüm. "Eyvah," dedim. "Bu ejderha imanın erkânına ilişecek!" O vakit, şu âyet-i kerime bedâhet derecesinde vücud ve vahdâniyeti ifham ettiği cihetle, ondan istimdad edip, o zındıkanın başını dağıtacak derecede Kur’ân-ı Hakîmden alınan kuvvetli bir bürhanı, Nur’un Arabî risalesinde yazdım.”

      Tehlikeyi gören Bediüzzaman ufukta kara bulutları görerek Ankara’dan ayrılır ve siyasetten uzak yeni bir hayata başlar. Bu Yeni Said’idr. Sonra malum sürgün ve zindan devri başlar. Risale-i Nur işte o dönemde telif edilmeye başlanır. Kime karşı? Ejderhaya bir Sedd-i Zülkarneyn olarak.

      Aradan 20 yıl geçer. İkinci Cihan Harbi sonrası Mesihiyet’in nüzulünün başladığı ve de Hz. Peygamber’in “Hamra” dediği kızıl tehlikenin dünyayı istilaya başladığı bir dönemde, yani Hıristiyan aleminde başlayan ve bizde hazırlanan zeminle sızarak Köy Enstitüleri marifetiyle yayılan tehlikeyi gören Beidüzzaman ne yapıyor? Hilmi Uran’a o ünlü mektubu yazıyor:

      Sil
    15. 4*“Sen, katib-i umumi olduğun Halk Fırkasının millet karşısında gayet ehemmiyetli bir vazifesi var. O da şudur: Bin seneden beri alem-i İslamiyeti kahramanlığı ile memnun eden ve vahdet-i İslamiyeyi muhafaza eden ve alem-i beşeriyeti, küfr-ü mutlaktan ve dalaletten şanlı bir surette kurtulmasına büyük bir vesile olan Türk milleti ve Türkleşmiş olanların din kardeşleri!
      Eğer şimdi, eski zaman gibi kahramancasına Kur’ân a ve hakaik-i imana sahip çıkmazsanız ve sizler gibi ehl-i hamiyet eskide yanlış bir surette ve din zararına medeniyetin propagandası yerinde doğrudan doğruya hakaik-i Kur’âniye ve imaniyeyi tervice çalışmazsanız, size katiyen haber veriyorum ve kat i hüccetlerle ispat ederim ki, alem-i İslamın muhabbet ve uhuvveti yerine, dehşetli bir nefret; ve kahraman kardeşi ve kumandanı olan Türk milletine bir adavet; ve şimdi alem-i İslamı mahva çalışan küfr-ü mutlak altındaki anarşiliğe mağlup olup, alem-i İslamın kalesi ve şanlı ordusu olan bu Türk milletinin parça parça olmasına ve şark-ı şimaliden çıkan dehşetli ejderhanın istila etmesine sebebiyet verecek.”

      Peki o ejderha 50 yıl sonra (1990'larda) Türkiye’yi istila edebilecek mi, bölünmesine yol açacak mı? Yani amiyane bir tabirle ejderha istila edip Türkiye’ye parçalayacak mı? İstila edecek. Ve bölünme raddesine kadar getirecek. Amma velakin: Bakın ne olurmuş:
      “Evet, hariçte iki dehşetli cereyana karşı bu kahraman millet, Kur’ân kuvvetiyle dayanabilir. Yoksa, küfr-ü mutlakı, istibdad-ı mutlakı, sefahet-i mutlakı ve ehl-i namusun servetini serserilere ibaha etmesini alet ederek dehşetli bir kuvvetle gelen bir cereyanı durduracak, ancak İslamiyet hakikatiyle mezcolmuş, ittihad etmiş ve bütün mazideki şerefini İslamiyette bulmuş, bu millet dayanabilir. Bu milletin hamiyetperverleri ve milliyetperverleri, her şeyden evvel bu mümteziç, müttehid milliyetin can damarı hükmünde olan hakaik-ı Kur’âniyeyi terbiye-i medeniye yerine esas tutmak ve düstur-u hareket yapmakla o cereyanı durdurur inşaallah."

      Sil
    16. 5*O mektubun sonunda bunu teyiden şunu belirtir: “Risale-i Nur u tahsin ve tasdik ve takdir edip, iman hakkındaki hüccetlerine itiraz edememişler. Ve bu millet ve vatana hiçbir zararı olmamakla beraber, hücum eden dehşetli cereyanlara karşı sedd-i Zülkarneyn gibi bir sedd-i Kur’âni olduğuna Türk milletinden, hususan mektep görmüş gençlerden yüz bin şahit gösterebilirim.”

      Yani kızıl tehlike, yani dehşetli ejderha Sovyetler üzerinden yani Marksist-Leninist cereyan üzerinden teşebbüs edecek zarar verecek ama bölünme noktasına gelindiğinde sedd-i Kur’ani bunu durduracak. Bugün İslam dünyasında önce Türkiye’de anarşi olarak ortaya çıkan sonra silahlı anarşi yani terör olarak gelişen dehşetli ejderha ardından İslam dünyasına yayılarak şerlerine devam edecekti.

      Büyük ejderhanın iki fraksiyonu vardır. Marksist-Leninst-Stalinst çizgi. Bu çizgi 1990’da sonra erdi. Ona muhalif olarak aynı cinten ejderhanın batıdaki yeni versiyonu Troçkist cereyanı yerini alır. Yani komünizmin bir türü olan Troçkizmin neoliberal maskesiyle 1980’ler sonra batı dünyasını etkisi altına alır. Bu cereyan bu kez muhalifi doğu ejderhanın yerine geçerek doğrudan doğruya terör ve anarşi ile İslam dünyasına saldırır. Avangelizm-neocon-siyonist çizgi onun Amerika’daki yüzüdür. Kissinger bile gizli bir Troçkisttir. Ve diplomasi-siyaset dünyasında alem-i İslam’ı ateş çemberine alanların başında gelmektedir. Ortalığı fesada verecek planlamaların başındaki ejderhanın mümessilidir. ABD’nin bugün ortaya koyduğu menfi yüzdür.

      Özetlersek. Ejderha, yani deccal anası siyonizmin doğurduğu ahir zaman fitnesinin finaline geldik. İslam dünyasını kasıp kavuran çatışmaların temelinde harici iki cereyan olan dinsizliğin-ejderhanın-diccalizmin etkisindeki terör ve anarşidir. Unutmayalım ejderhayı piyasaya süren ve kendine hakimiyeti için kullanan Siyonizm 120 yıl sonra Basel’de kurduğu devlet cihan çapında, küresel çapta, bütün milletlerin çapında 21 Aralık 2017/3 Rebiülahir 1439 günü çok ağır bir tokat ama zecri cinsinen yemiştir. Darwinle fesada başlayıp Karl Marks ve Freud kilometre taşlarıyla döşenen İslam ve Hıristiyanlık’tan intikam almak isteyen Siyonizmdir. Ejderha, Amerika’daki kolu avengalist-neocon, bizde 28 Şubat’tan 20 yıl sonra ölümcül bir darbe yedi. Artık öfkeden kudurarak azgınlaşan siyonizmin buyurun cenaze namazına. Hermecüddin veya Armagedon isimleri önemli değil. Mesih’in deccali Lut Gölü’nde öldürme zamanın için geri sayım başladı. Tabi o önemli Hıristiyan Cemaatin (Mesihiyet) işbirliği yapacağı kim olacaktı? Mehdiyet. Onun desteklediği Cehcah adayı 13 Aralık günü ne demişti: İman varsa imkan da vardır.

      “Ben acele ettiği kışta geldi” diyen zatın ekini bizim zeminimizde cennet-asa bir baharı yaşatacak. Risale-i Nur, manevî tahribata ve anarşilik ve bolşevizm, tabiiyyun ve maddiyyunluğa ve şükuk ve şübehata ve küfr-ü mutlaka karşı bir sedd-i Kur’anî hizmetini bi-hakkın îfa etmesiyle bu vatanı bu tehlikeli dünya fırtınası içinde muhafazaya bir vesile olduğu ve bir sadaka-i makbule hükmüne geçip İkinci Harb-i Umumî’nin belasına ve başka memleketlerde vuku’ bulan belaların bu memlekete girmesine mümanaatla manevî bir siper teşkil ettiği bedahetle aşikâr olmuştur." (Em: 179)


      Sil
    17. https://www.youtube.com/watch?v=ANsrE9hg1YM

      Sil
    18. Abdurrahim ağabey kitabın ortasından soruyorum ama ABD'de evanjelist neocanlara karşı bizle ittifak edecek hakiki iseviler kim ? ABD'de evanjelistleri Pentagondan başka yenebilecek yok

      Sil
    19. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    20. Bugün Ergun Diler,Arap NATOsundan bahsediyor.Arap Birliği, askeri güç yapılmak isteniyormuş.Bakalım Pentagon (Katolikler), evanjeliklerin bu planına ikna olacak mı yada zorla ikna mı edilecek ?..........

      "Trump, Arap NATO fikri ile Pentagon'a da bir anlamda zeytin dalı uzatıyordu.UZLAŞMA ALANI BUYDU! Çünkü Arap NATO, Pentagon'dan yönetilecekti..
      Katar'ın son dönemde Türk askerini ülkeye davet etmesi, ortak işbirliği, savaş uçağı alımları hep Arap NATO fikrine karşı atılan adımlardı.Bu konuda Katar'ın yanında olan ülkeler Türkiye ve İngiltere'ydi!.
      Sırada PENTAGON'u içine çekecekleri çatışma kaldı.."

      https://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2017/12/23/muhtesem-uclu

      Sil
    21. 1*Bediüzzaman önemine binaen kıyamete kadar devam edecek iman hizmeti için mesaisini teksif ettiğinden dünyevi ve siyasi meselelere pek iltifat etmez ve meşgul olmazdı. Hatta bunu talebelerine de ihtar ederdi. Öyle ki Boğazlar meselesinin kamuoyunu meşgul ettiği bir zamanda bazı talebelerinin bununla ilgilenmesine kızmış. “siz kat’î biliniz ki, Risale-i Nur ve şakirtlerinin meşgul oldukları vazife, rû-yi zemindeki bütün muazzam mesâilden daha büyüktür. Onun için, dünyevî merak âver meselelere bakıp, vazife-i bâkiyenizde fütur getirmeyiniz” demiş.

      Ve batıdaki siyasi olaylardan çok hakiki İsevilerle ilgilenmiş. Risale-i Nur’un onların ellerine geçmesine çalışmış. Ve o cemiyetlere dikkat çekmiş. Bir tanesi hem Sözler’de hem de Emirdağ Lahikası’nda şöyle: “Elbette, nev-i beşer bütün bütün aklını kaybetmezse, maddî veya mânevî bir kıyamet başlarına kopmazsa, İsveç, Norveç, Finlandiya ve İngiltere’nin Kur’ân’ı kabul etmeye çalışan meşhur hatipleri ve Amerika’nın din-i hakkı arayan ehemmiyetli cemiyeti gibi, rû-yi zeminin geniş kıt’aları ve büyük hükûmetleri, Kur’ân-ı Mucizü’l-Beyânı arayacaklar ve hakikatlerini anladıktan sonra bütün ruh-u canlarıyla sarılacaklar. Çünkü bu hakikat noktasında kat’iyen Kur’ân’ın misli yoktur ve olamaz. Ve hiçbir şey bu mucize-i ekberin yerini tutamaz."

      Burada “Amerika’nın din-i hakkı arayan ehemmiyetli cemiyeti” cümlesi dikkate şayan. Bunlar kimdir, neyin nesidir. Muhtemelen Mesihin cemaati olması kuvvetle muhtemeldir. Mesih’in bir önemi dinde Mehdiye tabi olmakla birlikte siyasi bir gücü olacağı ve alem-i İslam’da ittihad-ı İslam’a destek ve bir nevi inşasına yardımcı olacağıdır. Bunun için de Amerikalı ve Avrupalı Hıristiyanlara, dünyada yeni yeni oluşmakta olan güç dengelerini lehlerine çevirmek için dünyevi olarak İslam Alemi ile işbirliğine mecbur olackalar. Bu ise İsrail’in te’dibini veya tenkilini gerektirir. Kriz ve buhran içindeki Müslümanlara işbirliği olamayacağından ittihada güç verilecek. Allahualem.

      Şu anda 1970’lerin ortasında küresel sermaye ile batının iplerini ele geçiren bir Siyonist-neocon komite veya komiteler bazı İsevileri özellikle Katolikleri telaşlandırmış durumda.1990 NATO toplantısında İslam’ı ve alemini bölerek çatıştırmayı hedef alan karardan sonra bölgede gerginlik bir anda tırmandırılıp dünya devletlerinin askeri, siyasi entrikalarına sahne oluyor. Özellikle 2003 Irak krizi ile Ortadoğu’da doğrudan doğruya İsrail’in güvenliğini sağlama alma ve nüfus alanını genişletme planı, Mehdiyet’in 3. Faslı ile çatışır vaziyette. Bu plan 2006’dan başlayarak tırmandırılarak bölgede zirve noktasına geldi.
      Neocon-siyonist komiteler Türkiye’yi emellerine alet edemeyince kez İran bahanesiyle Arapları bölme yoluna gittiler. Türkiye’yi emellerine alet edemeyince özellikle 2011’den başlayarak 7 Şubat-Gezi-17 ve 25 Aralık-15 Temmuz komplolarını sergilendi. Ama herkesin tam anlayamadığı tecavüzlerin Mehdiyetin küfürsavar kontraları ile bertaraf edilmesi ABD’deki deccalistlerin tansiyonunu yükseltti. Necon-siyonist komite bu kez Büyük İsrail’in nüvesini teşkil edecek Kudüs provokasyonuna kalkıştı ama BM’de fena darbe yedi. Bu hal ABD’de antisiyonsit çevrelerde yeni düşüncelere vesile olacak gibi. Bu vaziyette ABD'de bölünmme tırmanacak.

      Sil
    22. 2*Neocon-siyonist odaklar yakında kurmakta oldukları PKK-YPG ordusu ile İsrail’in 1960 yılından bu yana üzerinde çalıştığı Kürt devleti için saldırıya geçecek. Bu fiili olarak 2012’den beri tezgahlanıyor. Yakında şu veya bu sebepten ama İsrail’in provokasyonu ile bölgede patlayacak bir gerginlik şiddetli bir çatışmaya yol açacak. Bunun ABD’de yansıması ise: Sükut lazım. İşte o zaman hakiki İseviler, yani “din-i hakkı arayan ehemmiyetli cemiyet” her alanda harekete geçecek. Oyunu bozacak. Birkaç yıl içinde buna şahit olacağız. 2019 çok çetin geçecek.

      Birkaç defa nazara verdim Ebu Hureyre’nin (ra) rivayet ettiği bir Hadis var. Mehdiyet’in hükmetmeye başlaması ile alem-i İslam’ın üzerine bütün güçleriyle geleceklerine dair. Ki geliyorlar ama netice alamıyorlar. Bu kadar darbe teşebbüs ve entrikalar, 40 yıldır kurgulanan fetö’nün kullanılmasına rağmen netice alınamıyor. Niçin? Bu husus iyi anlaşılmalı. Çünkü 3. Fasıl başladı. Bu fasıl geniş dairede Al-i İbrahim ve Al-i Muhammed(as) seyidlerinin devrede olacağı bir zaman. Nitekim BM oylamasında firesiz netice alındı. Bu gerilimi tırmandıracak. Ve bir çatışmanın en kritik bir anında Türkiye’ye hafi ama güçlü bir destek verilerek Lut Gölü ile ilgili rivayet tahakkuk edecek. Nasıl mı? Şu anda ABD Dışişleri ile Pentagon ve CIA arasında tam bir görüş birliği yok. Herkes görüşünü kabul ettirmek için kıyasiyle bir mücadele içinde. Bir an gelecek kaybeden kazananı Mesihiyet adına veya onun yönlendirmesiyle öbür kanadın oyununu bozacak. Öyle olunca Türkiye’ye hafi destek gelecek.
      Kader-i İlahi'nin bence bu yıl hükmünü verdiği kanaatindeyim. 2019’dan itibaren 1439’da başlayan ve 1441 ile 1443’e zirve yapacak bir karşı mukabele söz konusu. İşte o cemiyet devreye girecek. Çünkü Kudüs yalnız Mehdiyet’in değil hakiki İsevilerin de meselesi. Ejderhanın batıdaki karşıtı kimdi? Hz. Mesih. Hz. Mesih bu kez nüzulü tamamlayacak. Yani Mehdi yerden zuhur, Mesih gökten nüzul ederdi. Bu nüzul zuhur gibi dalga dalga olacak. Batıdaki ejderhanın yani büyük deccalin tenkili konusunda bizim fazla bir bilgimiz yok. Biz kendimizden bir şey bilmiyoruz ki onu bilelim. Herkes davul zurna ile gelecek bir Mehdi ve Meshi beklentisi içinde. Halbuki her ikisini herkes uykuda yani gaflet uykusunda yani Duhan’ın etkisinde iken hizmet yapacakları biliniyor. Ve bunu başardıklarını ancak neticeleri ile anlaşılır. Sonra ahir zaman fitnesinin bitirilmesi doğrudan doğruya izn-i İlahi ile olacağından bu konuda bir asır sabredenlere mükafaatın nasıl geleceği belli: “Elinizdekiler tükenir; Allah katındaki ise kalıcıdır. Sabredenlere, ödüllerini, yaptıklarının daha güzeliyle vereceğiz” Nahl/96

      Sil
    23. 3. fasıl mı? daha 2. fasıl başlamadı ki. 1. aşama iman konusunda epey bir mesafe alınsa da tam olarak bitti sayılmaz, dünya genelinde ve tabi Türkiyede de dindarlar azalırken ateizm ve deizm hızla yayılıyor. 2. fasıl hayat aşamasıdır. Henüz külli bir dini hayat yaşantısı göremiyorum. Dini özgürlükler konusunda ilerleme olsa da tesettürlülerin, düzenli namaz kılanların vb. sayısı azalırken içki, uyuşturucu, zina hızla yaygınlaşmakta. Hele son bir-iki yılda münafık örgütün verdiği zarardan dolayı insanlar tarikat ve cemaatlere artık soğuk bakıyor. Devlet içinde filan tarikata veya cemaata muhabbet duymak bir dezavantaj. Çünkü hepsine fetö gibi yapabilirler diye bakılıyor. İnsanlar ibadetleri yapmaya çekiniyor, çünkü devlet içindeki kemalist kanat fırsat bu fırsat deyip dindarlara zorluk çıkarıyor, ladini olanlar kolayca terfi alırken, dindar olanlara potansiyel fetö gözüyle bakılıyor, yükselmeleri zorlaştırılıyor, hatta mobing uygulanıyor. Ak parti iktidarda, evet ama ulusalcılar CHP iktidardaymış gibi asıp kesiyorlar.

      Sil
  18. Amerikadaki kavga katoliklerle evanjelik ve yahudilerin kavgasıdır. Pentagon ile diğer kurumların hakimiyet kavgasıdır. Silah ile paranın kavgasıdır.
    Bu kavga sonunda Trump'ın başını yiyecek gibi görünüyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ergun Diler bugünkü yazısında gene şaşırtmış.Bugün içinde yaşadığımız karmaşanın/savaşın sebebi amerikan yahudileriyle (Reichmann) ingiliz yahudileri (Rothschild) arasındaki kavgaymış. ABD sermayesi ile İngiliz sermayesinin ganimet kapma savaşı.Bütün dünya savaşlarında olduğu gibi

      Sil
    2. "Pes yani!" dedirtecek bir durum. Eğer dünya hakimiyet mücadelesi iki yahudi ailesi arasında cereyan etmekte ise bize taraf olmak düşmez herhalde.... Bizim idealimiz islam birligidir. Hareketimiz yerli ve milli güçlerle birlikte hareket etmektir.
      Haricte islama destek verip müslüman olacak iseviler kimlerdir onu zaman içinde göreceğiz.

      Sil
    3. Kim kimle ve neden savaşıyor? Amaç ne? Bugün görünen; ABD, İngiliz ve Fransız sömürgelerini ele geçirmeye çalışıyor. Ortadoğuda çıkarılan savaşla İngiliz sömürgeleri teker teker ABDnin (Pentagonun) kontrolüne geçiyor. İngilizler direniyor.Biz de direniyoruz.Yani biz kimin tarafındayız ?

      ABD+Rusya,evanjelik yahudi sermayesinin tarafında, İngiltere+Çin (+biz),pagan yahudi sermayesinin yanında.
      Papa,"Deccal geldi" derken bu gruplaşma sonucunda ortaya çıkacağını mı kasdediyor ? Mesih, Deccali öldürecek derken biz neyi kasdediyoruz ?

      Sil
  19. "İsevi Cemaat", evanjelik ve yahudilerle kavga eden Pentagon (Katolikler) mi ? ABDden Çine kaçamaya çalışan finans kapital sermaye/küresel ekonomik sistem/kapitalizm,yani "para", "silah" zoruyla çökertilecek mi ?

    YanıtlaSil
  20. IŞİD in Şam'da doğru ilerlediği bilgisi var.
    Amerika Rusya'nın hakimiyetinde olan Şam'da operasyon çekmenin peşinde. İşid'i Şam'da yerleştirip bütün Suriye ve ırak ve hatta Suudi Arabistan'a saldırtabilirler.
    Süfyani şam mimberine oturmak üzere olabilir. Süfyaninin rüyası hadisi şerifin de bildirilen mevzular gerçekleşebilir

    Recep ayında az kaldı

    http://m.haber7.com/ortadogu/haber/2503069-abdli-komutan-sama-dogru-harekete-gectiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. suriye de daha fazla eğleşebilmek için bahane üretmiş
      sonucu türk iran suriye rus cephesi ve abd destekli ypg çatışması tayin edecek
      adamlar suriyede dünya kadar üs kurdular çıkmak istemiyorlar

      Sil
  21. BM Genel kurulunda ABD nin kudüs konusunda aldığı karar kınandı. 129 a karşı 9 oyla ABD ve Israil yalniz kaldı. Trump'ın kararı BM nezdinde hukuksuz bulundu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzatmayalım.amerikanı karizmasi çizildi.estetik ameliyatı olsada façasını düzeltmez .YAŞASIN MÜSLÜMAN TÜRKİYE.

      Sil
  22. Sudan'ın Sevakin adasında ABD'den önce Türkiyenin üs kuracak olması buraya ait planları olan Amerikayı rahatsız etti. Garip olan bu durumlarda kendisi değil Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Mısır gibi ülkeler tepki gösteriyor. Bu ülkeler bir nevi sahibinin sesi rolünü benimsemişler. Bugün islam ülkelerinin başında olan yoneticilerin bir kısmı o ulkelerin halkını temsil etmiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. mısır ın bundan korkmasının bir sebebi nil nehri
      nilin bir kolu habeşistandan geliyor habeşliler bu suyun üzerinde rönesans barajını kuruyorlar ancak her halükarda nil sudandan geçiyor
      hem habeşistanın hem sudanın hem mısırın nufusu artıyor ve mısır bu suyun diğer ülkelerce kullanılmasını savaş sebebi sayacak kadar ileri gidyor
      halkı aç sudan ve habeşliler elbette bu suyu kullanmak isteyecekler
      ve mısırda delicesine silahlanıyor
      mısırın eksisi silahları ithal etmesi ve ordunun fırıncılığa kadar her şeyle uğraşması
      nil nehri suları özellikle nufusun ve kuraklığın arttığı şu dönemde
      afrikada büyük savaş ve krizlerin çıkmasında önemli bir sebeb olacak görünüyor

      Sil
  23. m.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/papa-olecek-hacli-birligi-dagilacak-israil-yok-olacak-22395.html

    YanıtlaSil
  24. 1*Kudüs merkezli yeniden akıllara o soruyu gündeme getirdi. İsrail ne zaman ortadan kaldırılacak? Değerli yazar Mehmet Ali Bulut 9-10 sene önce bir TV programında ilk defa İsra Suresi’nin ilk 8 ayetini tevil ederken ilginç tesbitlerde bulunmuştu. Buna göre Beni İsrail iki defa dünyayı fesada vermesi ve sonra zillet ve meskenete gitmesi hükmü ile ilgili olarak Kur’an öz ama işari olarak nasıl bakar? Burada dikkate değer husus biri ahir zamanda olmak üzere tarihte Beni İsrail’e iki cihan hakimiyeti verileceği ancak her ikisinin sonunda fesada döneceği için zillet ve meskenete mahkum olacakları hükmüdür.

    İlk hakimiyetlerinde Hz. Zekeriya ve Yahya’yı (as) şehid edip fesada dönünce Beni İsrail ve Yehuda devletleri Ninova ve Babil Kralları tarafından yıkılarak cezalandırılırlar. İkinci cihan hakimiyetleri ise 7. ayetteki “vad-ül uhra” cümlesi ile ahir zamanda olacağı anlaşılıyor. Hangi tarihte? 7. Ayetteki “vad-ül uhra”nın ebcede değeri 1900’ü verir. Yani 1900’ün başında Beni İsrail’in 70 tarihinden 1847 yıl sonra Filistin’e döneceğine işaret var. O Sure’nin 104 ayeti de ahir zamanda dünyaya dağılmış halde olan Beni İsrail’in yine bir araya getirileceği ihbarı vardır. Nitekim o gerçekleştiğinde bir talebesi Bediüzzaman’a bir mektup yazarak hikmetini sorduğunda şu cevap verilir:
    “Yahudi milleti hubb-u hayat ve dünyaperestlikte ifrat ettikleri için, her asırda zillet ve meskenet tokadını yemeye müstehak olmuşlar. Fakat bu Filistin meselesinde; hubb-u hayat ve dünyaperestlik hissi değil, belki enbiya-yı Benî İsrailiyenin mezaristanı olan Filistin, o eski peygamberlerin kendi milliyetlerinden bulunması cihetiyle, bir cihette bir ehemmiyetli hiss-i millî ve dinî olmasından, çabuk tokat yemiyorlar. Yoksa, koca Arabistan’da az bir zümre hiç dayanamayacaktı, çabuk meskenete girecekti.” Şualar.

    104 ayetteki ihbarla 1897 yılında Basel’de kurulan İsrail Devleti’nin vatandaşı olacak Yahudilerin 1917’de ilan edilen Belfour Beyannamesi sonrası göç başlayacakları anlaşılıyor. Ve 1948’de Filistin'de devlete kavuşurlar. Ama Yahudiler yine rahat durmaz ve bölgeyi fesada boğarlar. Öyle olunca Bakara Suresi’nin 61. Ayeti hükmünü icra etmesi muhakkatır. Yani yine Cenab-ı Allah’ın takdiri ile onlar mağlup olarak devletlerdi yıkılacaktır. Kim tarafından?

    İsra Suresi’nin ilk üç ayeti ile ayrı zamanda yaşayan Hz. Muhammed, Hz. Musa ve Hz. Nuh’un (as) isimleri ile 3 millete işaret var. Yani Arap, Yahudi ve Türk ismine sembolik olarak işaret edilir. Ve sonra 4-5-6-7-8. ayetleri ise, İsrail oğullarının halleri ve akıbetlerine bakar. Birçok kaynakta Nuh’un çocukları ünvanıyla doğudaki Türklerin murad edildiği için burada Türk, Nuh’un çocukları ile temsil edilir. Böyle olunca ahir zamandaki fesad sonucu Araplar toprakları işgal edilerek, Türklerin ise mülkleri elinden alınarak ve başlarına Süfyan musallat edilerek zarar göreceği anlaşılmaktadır. Ancak bir asır sonra Mehdiyet’in hizmeti ve Mesihiyet’in yardımıyla Türk ve Arap birleşerek bir asır sonra İsrail’i yok edecekleri anlaşılmaktadır. Çünkü Kur’an İsraillilere hakimiyetlerin devamını barışçı olmaları şartına bağlamıştır. Ama onlar buna uymuyor. Fesada başvuruyor. O zaman İsrail’in sonunu Türk ve Arap birlikteliği son verecek? Ne zaman?

    YanıtlaSil
  25. 2* Kur’an bunu perdeliyor. Ama işari olarak 104 yıl sonrame işaret ediyor? Bu 104 yıl (104. Beni İsrail’in ahir zamanda Filistin’e avdetlerini haber veren ayetin numarası) ne zaman başlıyor? Belfour Beyannamesi ile mi? 1917+104 = 2021 tarihini veriyor. Bu hicri tarihe göre ele alınırsa 1335-6 + 104 = 1439-40 tarihini verir. Bu demektir ki? Kudüs’ü vekili ABD’yi kullanarak hukuken el koymak isteyen Beni İsrail’in hakkındaki hükmün 1439’da verileceği ve 1 veya 4 yıl içinde ortadan kaldırılacağına işari olarak haber veriliyor olabilir? Allahüalem. Çünkü Hz. Musa'nın liderliğinde Mısır’dan huruçtan sonra Beni İsrail’in 40+40+40 =120 yıllık toparlanma-yükseliş-yıkılış safhalarını temsil eder. 1897 +120 = 2017.

    104 + 1917 = 2021 tarihi ise Bediüzzaman’ın fecri sadıkın başlayacağı müjdesini verdiği tarihle tevafuku akla geliyor. Yani 1339 ile 1341 ve 1441 tarihleri bölgemizde ve ülkemizde önemli olaylara işaret ediyor üstelik müjde şeklinde. Bir iki yıllık kaymalar nazara alınmaz.

    Bir husus daha var. 93 harbi yani 1878-79 Osmanlı-Rus Harbi, İngiliz-Yahudi fitnesinin sonucudur. Tarihçiler bunu iyi bilir. Bu Savaş İngiliz-Yahudi’nin Osmanlı’yı yıkmak için anlaştıkları 1860 tarihinden 18 yıl sonra olması dikkat çekici. Onun için denebilir ki İsrail’in kuruluşuna yol açan tarihin başlangıcı 1878-79’dur. İsra Suresi’nin ilk 8 ayetinin toplamı 36 +104. Ayet = 140. 140+1879 = 2019.

    Bütün bu sonuçlar ancak olayların gerçekleşmesinden sonra tevili mümkündür ve anlam kazanabilir. Bilindiği gibi Fetih Suresi ile işaret edilen fetih, yani İlahi ilk fetih müjdesi Mekke ile başlar ve Hz.Mesih’in ahir zamanda nüzulü zamanında Tevhid’in cihanı ve Kudüs’ün fethi ile tekemmül edeceği bilinir. Mekke’nin Fethi Hicretin 8. senesinde gerçekleşir. Ancak müjdesi iki yıl önce sahabelerin Hac için sabırsızlık göstererek Hudeybiye Anlaşması’na hoşnutsuzluk sergilemeleri arasında imzalandığı gün Fetih Suresi ile gelir. “İnna Fetahna” 8 harftir. Ve 2 yıl sonra Hicretin 8. Yılında Mekke fetholur.

    Bilindiği gibi Hz. Peygamber 1500 sahabesiyle Mekke’ye giderek Hac yapmak ister. Ancak Kureyşliler bundan şüphelenir. Mekke’ye yaklaştıklarında bir anlaşma teklif ederler. Ve Müslümanların Haccın o yıl değil bir yıl sonra yapılmasını isterler. Ve sahabelerin muhalefetine rağmen Hz. Peygamber Hudeybiye anlaşmasını imzalar. Bu anlaşma İslam tarihinde bir dönüm noktası olduğu gibi sahabelerin Hz. Peygamber’e biatlarını Biat-ül Rıdvan ile yeniledikleri hayırlı bir gündür. Bu anlaşmadan sora önce Hayber Kalesi Yahudiler’den alınır iki yıl sonra da da Mekke’nin fethi müyesser olur. Burada Hicretin 6. Yılında Hudeybiye, 7. yılında ilk Hac eda edildi. 8.yılda ise Mekke fethedildi.

    Şimdi 13 Aralık 2017 günü İslam İşbirliği Teşkilatı Kudüs’ü Filistin’in başkenti olarak ilan eder. BM de 8 gün sonra ABD Başkanı Trump’un Kudüs’ü İsrail lehine başkent olma kararını red eder. Bu fethin bir işareti mi? Yani 6 Aralık günü alınan karar 7 gün sonra İslam İşbirliği Teşkilatı, 8 gün sonra da BM tarafından yok kabul edilir. Yani 6 ve 7 ve 8 rakamlarının ilginç bir tevafuku var. İsra Suresi’nin 6. Ayetinde İsrail’e kuvvet verildiği, 7. Ayette ise iyilik edelerse ve fenalık ederlerse kendileri için edecekleri hatırlatılarak aksi halde düşmanlarının onlara musallat edileceği belirtilir. 8. Ayet ise “fesada dönerseniz biz de cezaya döneriz” buyrulur. Bu rakamların toplamı 21. 21. Yüzyılın 21 yılında çok şey değişmiş olacak veya oluyor olacak. Allahüalem.

    YanıtlaSil
  26. Emirdag 2 lahikasinda Bediuzzaman bu memleketteki ehl-i siyasetin garba ve ecnebiye verdigi siyasi ve manevi rüşvetin belki on mislini alem-i islamın ileride Cemahir-i müttefikası hükmünde olacak olan dört yüz milyon müslüman kardeşlere memleket ve milletin ve bu devlet-i islamiyenin selameti için gayet azim bir bahşiş ve zararsız rüşvet vermesi lazım ve elzemdir" demektedir.
    Şimdi Türkiyenin yürüttüğü siyasete muhalif tavırlar sergileyen Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve diğer arap ülkelerinin tepkilerine baktığımızda Bediüzzaman'ın bu sözleri aklıma geliyor. Her ne kadar bazı arapların tepkileri arkasında Amerika var olsa da inşaallah bu manevi ve zararsız rüşvetlerle arapların Türkler tekrar bize hükmedecek endişesi aşılacaktır. Bu bir Turk hegemonyası değil Islam Birliği altında batının gizli açık sömürgesi olmaktan tek kurtuluş vesilesidir.

    YanıtlaSil
  27. https://m.youtube.com/watch?v=7ECEpmve2Jo

    YanıtlaSil
  28. Ürdün'de Kral Abdullah'a karşı darbe teşebbüsü son anda önlendi. Suudi Arabistan ve BAE'nin arap alemini dizayn çabası hız kazanıyor. Daha doğrusu Amerika kendisi arka planda durup piyonları vasıtasıyla bölgeyi kendi çıkarlarına uygun hale getirmek istiyor. Hatırlayalım, Gezi'den darbe girişimine kadar Türkiye uzerinde oynanan oyunlar, Katar ablukası, Lübnan Hariri'yi istifa ettirme oyunu, Sudan devlet başkanı hasan el Beşir'in Istanbul da tutuklanma talebi ve en son Iran'daki olaylara parmak karıştırmaları bu operasyonların bir kısmı..
    Şimdilik çoğunda başarısız oldular. İnşaallah Allahın vaadi gerçek olacak.. Yeryüzünün hakimi müslümanlar olacak.

    YanıtlaSil